Yazar arşivleri: Ali Tuygan

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

Ali Tuygan hakkında

Ali Tuygan is a graduate of the Faculty of Political Sciences of Ankara University. He joined the Ministry of Foreign Affairs in January 1967. Between various positions in Ankara, he served at the Turkish Embassy in Brussels, NATO International Staff, Turkish Embassies in Washington and Baghdad, and the Turkish Delegation to NATO. From 1986 to 1989 he was the Principal Private Secretary to the President of the Republic. He then served as ambassador to Ottawa, Riyadh, and Athens. In 1997 he was honored with a decoration by the Italian President. Between these assignments abroad he served twice as Deputy Undersecretary for Political Affairs. In 2004 he was appointed Undersecretary where he remained until the end of 2006 before going to his last foreign assignment as Ambassador to UNESCO. He retired in 2009. In April 2013 he published a book entitled “Gönüllü Diplomat, Dışişlerinde Kırk Yıl” (“Diplomat by Choice, Forty Years in the Ministry of Foreign Affairs”) in which he elaborated on the diplomatic profession and the main issues on the global agenda. He has published articles in Turkish periodicals and newspapers.

Yerel Seçim ve Dış Politikamız

6 Nisan 2014

Bir yerel seçimi geride bıraktık. Bu elbette olağan bir yerel seçim değildi. Nitekim birçok kişi bunu daha çok bir genel seçim olarak gördü, değerlendirdi. Ben yazılarımda zorunlu olmadıkça iç politika sorunlarımıza girmemeye özen gösteriyorum.  Bunun nedeni, dış politikaya ideolojik yaklaşımlardan ziyade ulusal çıkar kavramının egemen olması gerektiğine inanmamdır. Okumaya devam et

Ukrayna Krizinin Yansımaları

6 Nisan 2014

Ukrayna bunalımı hızla gelişti ve bir bakıldı ki Kırım kaybedilmiş. Son günlerde ise Rusya’nın Ukrayna sınırında konuşlandırdığı 40-50,000 kişilik kuvvetin, Moskova tercihini bu yönde kullanırsa, ülkenin doğusuna sadece birkaç gün içerisinde hakim olabileceği konuşuluyor. ABD, NATO’nun Baltıklardaki müttefiklerine güven vermeye çalışıyor. Aslında daha önce de işaret etmeye çalıştığım üzere, Batı’nın krizin belirli bir aşamasından sonraki amacı Kırım’ı kurtarmaktan çok doğu Ukrayna’ya yönelecek bir müdahaleyi önlemek idi. Okumaya devam et

Çatışma Kuralları

31 Mart 2014

22 Haziran 2012 tarihinde Suriye bir F-4 jet uçağımızı düşürdü. İki pilotumuz şehit oldu. Uçağın tam nerede nasıl vurulduğu, tarafların olayı kendilerine göre yorumlaması nedeniyle tam bir açıklık kazanamadı. Öyle olduğu için de acımızı, infialimizi daha çok içimize gömdük.

23 Mart 2014 tarihinde de biz bir Suriye Mig-23 uçağını düşürdük. Bu defa sevinenler oldu. Uçağın pilotu hayatını kurtarabildi. Ölseydi belki de intikam duygularını bastıramayanların sevinci katlanacaktı. Okumaya devam et

Orta Doğu’da Genel Görünüm ve Türkiye

23 Mart 2014

Ukrayna krizi, Kırım’ın Rusya tarafından ilhakı, bunun Rusya’nın Batı ile ilişkilerinde neden olduğu gerilim Orta Doğu sorunlarının geçici bir süre için arka plana itilmesine neden oldu. Soyut olarak bakıldığında bunun nedeni ne Ukrayna’daki protesto eylemlerinde yaşamlarını yitirenlerin sayısı ne de Kırım’ın kaybı olabilir. Çünkü, Irak’ta birkaç günde terör eylemlerine kurban gidenlerin sayısı Ukrayna’ki protesto eylemlerinde ölenlere eşit veya daha fazla; 2013’de iç çatışmalarda ve terör eylemlerinde ölenlerin sayısı yaklaşık 9,000.  Suriye’de ise El Kaide bağlantılı İslamcı gruplar kontrolleri altındaki alanları genişletmekteler. Daha açık bir deyişle bu gruplar Suriye’nin bir bölümünü ilhak etmiş durumdalar. Okumaya devam et

Ukrayna Krizi – 3: Kırım’ın Kaybı ve Sonrası…

20 Mart 2014

Kırım referandumu tamamlandı. Batı, referandumun yasal ve meşru olmadığını savunsa da oy kullananların büyük çoğunluğu Rusya ile birleşmeye onay verdi. Rusya Kırım’ı egemen ve bağımsız bir devlet olarak tanıdı. Kırım’ın Rusya’ya katılımını öngören anlaşma imzalandı. Şimdi, Rusya Anayasa Mahkemesinin bunu uygun bulması, daha sonra da Parlamento’nun onayı bekleniyor. Bu formalitelerin hızla tamamlanacağı anlaşılıyor. Özetle, Kırım Ukrayna’dan koptu; geri dönüşü de olanaksız. Okumaya devam et

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye İlerleme Raporuna İlişkin Kararı

14 Mart 2014

Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu, 12 Mart 2014 tarihinde, 2013 Türkiye İlerleme Raporuna ilişkin kararı kabul etti. Rapor Avrupa Parlamentosuna geçen yılın Ekim ayında sunulmuştu.

Her yıl yayınlanan bu raporlara “ilerleme raporu” denilse de, başlıkla muhteva arasındaki makas giderek açılıyor. Nitekim AP kararının içeriği de bu başlıkla bağdaşmıyor. Karar Türkiye’ye birçok eleştiri/uyarı yöneltiyor. Okumaya devam et

Ukrayna Krizi – 2

12 Mart 2014

Ukrayna bunalımında henüz bir çıkış yolu bulunamadı. Burada “çıkış yolu” ile kastettiğim elbette “çözüm” olmayıp, gerilimin düşürülmesine olanak tanıyacak bir yöntem veya yol haritası üzerinde mutabakat sağlanmasıdır. Şu sırada kapalı kapılar ardında son derece yoğun diplomatik çalışmaların yapıldığında kuşku yok. Başkan Obama açıklamalarında, Kırım’a  müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulamakla birlikte, “Rusya’nın Ukrayna’da, Kırım’da meşru çıkarları bulunduğuna” da değinmekte. Öte yandan, Kırım’ın Rusya’ya katılıp katılmaması konusunda yapılması kararlaştırılmış bulunan referanduma sadece üç gün kaldı. Okumaya devam et

Bölge Efendiliği ; Değerli Yalnızlık ; Şimdi Nereye ?

9 Mart 2014

Dış politikamızda sonbahar, aşırı iddialı, Cumhuriyet dönemi Türk dış politikasının geleneklerini küçümseyen; Türkiye’nin küresel bir güç olma potansiyelinin heba edildiği, geçmişte adeta hiçbir şey yapılmadığı için işe sıfırdan başlamak gerektiği anlayışını yansıtan; sürekli ders veren bir söylemle başlamıştı. Dünyanın merkezindeydik. Komşularımızla aramızda sorun kalmayacaktı. Okumaya devam et

Ukrayna Krizi

5 Mart 2014

Ukrayna Hükümeti 21 Kasım 2013 tarihinde AB ile imzalanması öngörülen Ortaklık Anlaşması’ndan vazgeçtiğini açıkladı (*). Kararın ardından başlayan ve Cumhurbaşkanı Yanukoviç ile Hükümetini hedef alan protesto gösterileri hızlı bir tırmanış gösterdi. 20 Şubat 2014’de, protestocularla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada 77 kişi hayatını kaybetti. Böylece olaylarda hayatını kaybedenlerin sayısı 100’e yaklaştı. Bunun üzerine Almanya, Fransa ve Polonya Dışişleri Bakanları bir çıkış yolu bulunmasına yardımcı olmak üzere Kiev’e gittiler. Okumaya devam et

Türkiye AB Önderliğindeki Orta Afrika Cumhuriyeti Barış Gücüne Katılmalı mı?

2 Mart 2014

Orta Afrika Cumhuriyeti’nde (OAC) durumun daha da kötüye gitmesi üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 28 Ocak 2014 tarihli ve 2134 sayılı kararıyla, ülkede AB önderliğinde bir operasyon başlatılmasını, bu çerçevede oluşturulacak gücün orada esasen mevcut Afrika Birliği ve Fransız kuvvetlerine destek vermesini, “geçiş dönemi” olarak adlandırılan siyasi sürecin hızlandırılarak seçimlerin mümkünse 2014 sonuna  kadar düzenlenmesini, bu süreci engellemeye çalışanlara ve insan haklarını ihlal edenlere karşı yaptırım uygulanmasını kabul etmişti (*). Şimdi bu barış gücü için Türkiye’den de katkı bekleniyor. Hem AB’nin hem de BM’nin Türkiye’den bu yönde talepleri bulunduğu anlaşılıyor. Okumaya devam et