Etiket arşivi: İsrail

İsrail-Filistin Sürecindeki Tıkanıklık Bıkkınlık Yaratıyor

17 Ekim 2014
İsrail’in Doğu Kudüs’te 2,610 konutluk yeni bir yerleşim projesine (Givat Hamatos) izin verdiğinin basına yansıması üzerine, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsünün, “bu gelişmenin derin kaygı yarattığını, İsrail’in barışçı bir çözüme bağlılığının sorgulanmasına yol açacağını, uluslararası toplumdan tepki görmekle kalmayıp, İsrail’in en yakın dostlarıyla dahi arasına mesafe koyacağını, sadece Filistinlilerle değil Başbakan Netanyahu’nun yakınlaşmayı öngördüğü Arap ülkeleriyle arasındaki ortamı da zehirleyeceğini” söylediğine daha önce değinmiştim.(*) Okumaya devam et

Gazze Ateş-kesi Sonrasında İsrail-Filistin Cephesi

4 Ekim 2014
İsrail’in 8 Temmuz 2014 tarihinde başlayan Gazze harekatı, 26 Ağustos’ta, kalıcı bir ateş-kes anlaşmasıyla sona erdi. Anlaşma, öze ilişkin konuların bir ay içerisinde Kahire’de ele alınmasına başlanacağı anlayışını da içermekteydi. Bu görüşmeler başladı ama bir yere varamadı. Okumaya devam et

Gazze’de “Kalıcı” Ateş-kes…

30 Ağustos 2014
İsrail’in 8 Temmuz 2014 tarihinde başlayan Gazze harekatı, 26 Ağustos’ta, bu defa süre sınırlaması içermeyen bir ateş-kesle sona ermiş görünüyor. Elli gün süren çatışmalarda 2,143 Filistinli ve altısı sivil 71 İsrailli yaşamını yitirdi. İsrail Filistin tarafındaki can kaybının yaklaşık bin kadarının Hamas savaşçıları olduğunu söylüyor. BM yetkilileri ise ölenlerin % 70’inin siviller olduğu görüşünde. Yaralı sayısı 11,000, evlerinden olanların sayısı ise 100,000 dolayında. Gazze’nin alt yapısının, birçok üretim tesisisin harekattan büyük zarar gördüğü de biliniyor.
Ateş-kesin ilanını takiben Hamas zaferini kutladı. Başbakan Netanyahu da İsrail’in amacına vardığını açıkladı.
Genel kanı, sonucun iki taraf için de zafer olarak nitelendirilemeyeceği merkezinde. Okumaya devam et

Gazze

 

1 Ağustos 2014
Bu yazıya sabah saatlerinde şu cümle ile başladım:
“İsrail’in Hamas’a karşı 8 Temmuz’dan bu yana yürütmekte olduğu Gazze harekatında, İsrail ile Filistinli gruplar arasında bir ateş kes sağlanabildi.”
Noktayı koyar koymaz, bu ilk cümlenin dahi aslında bir güçlüğü yansıttığını düşündüm. Önce, “İsrail’in Hamas’a karşı yürütmekte olduğu harekat” diyor, sonra da “İsrail ile Filistinli gruplar arasında ateş-kes”ten söz ediyorum. Çünkü, İsrail’in terör örgütü olarak ilan ettiği Hamas’la masaya oturması olanaksız. Dolayısıyla, Filistin tarafında “herkesin” temsiline olanak verecek bir heyet oluşturma, bu konuda uzlaşı sağlama sorumluluğu daha çok Mahmud Abbas’a düşüyor. Okumaya devam et

BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un Orta Doğu Barışına Katkı Çabası

22 Temmuz 2014

BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon İsrail ile Hamas arasında bir ateş-kes sağlanmasına yardımcı olabilmek amacıyla Orta Doğu’da.
Bir uluslararası örgütün genel sekreteri o örgütün üyelerinin ortaya koyabildikleri ortak iradenin toplamını temsil eder. O irade güçlüyse genel sekreter de güçlüdür, zayıfsa genel sekreter de zayıftır.
Ban Ki-Moon 22 Temmuz 2014 tarihinde İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüştükten sonra muhatabı ile ortak bir basın toplantısı düzenledi. Kendisinin bu toplantıda “roket saldırılarını kınadığını” söylemesi bazı gazetelerimizde “BM’den şok açıklama” başlığı ile yansıtıldı, eleştirildi. Okumaya devam et

İsrail-Filistin Barış Sürecinde “Ara”

3 Mayıs 2014

İsrail’le Filistin arasında 29 Temmuz 2013 tarihinde başlamış olan barış görüşmeleri için belirlenmiş dokuz aylık süre 29 Nisan 2014 günü doldu. Hedef hiç değilse nihai çözüme ilişkin bir çerçeve üzerinde anlaşılmasıydı ama bu dahi sağlanamadı. İyimser bir tanım kullanmak istiyorsak görüşmelere “ara verildiğini”, karamsar bir tanım kullanmak istiyorsak “yeni bir kopma yaşandığını” söyleyebiliriz. Son yazımda, İsrail ile Filistin’in zaman zaman ABD’ni de adeta barış sürecin üçüncü bir tarafı telakki edip onunla da müzakere etme eğiliminde olduklarına, bunun da ABD yönetiminde artan bir bıkkınlık yaratmış olduğuna değinmiştim. Okumaya devam et

İsrail-Filistin Barış Süreci/Kısır Döngüsü

23 Nisan 2014

29 Temmuz 2013 tarihinde Vaşington’da başlamış olan İsrail-Filistin barış görüşmeleri için belirlenmiş olan dokuz aylık süre 29 Nisan 2014’de doluyor. Diplomatik süreçler için kesin zaman dilimlerinin belirlenmesi isabeti tartışılabilir bir yöntem. Buna, uzayıp giden ihtilafların çözümünde neticeye ulaşmak, taraflar üzerinde baskı yaratmak amacıyla başvuruluyor. Orta Doğu barış görüşmelerinde, P5+1 ile İran arasında sürdürülmekte olan müzakerelerde bu yola gidildi. Bu yöntemin kötü yanı, sürecin öngörülen zaman diliminde hedefine ulaşamaması durumunda düş kırıklığının ve çoğu zaman da gerilimin artması. Okumaya devam et

Orta Doğu’da Genel Görünüm ve Türkiye

23 Mart 2014

Ukrayna krizi, Kırım’ın Rusya tarafından ilhakı, bunun Rusya’nın Batı ile ilişkilerinde neden olduğu gerilim Orta Doğu sorunlarının geçici bir süre için arka plana itilmesine neden oldu. Soyut olarak bakıldığında bunun nedeni ne Ukrayna’daki protesto eylemlerinde yaşamlarını yitirenlerin sayısı ne de Kırım’ın kaybı olabilir. Çünkü, Irak’ta birkaç günde terör eylemlerine kurban gidenlerin sayısı Ukrayna’ki protesto eylemlerinde ölenlere eşit veya daha fazla; 2013’de iç çatışmalarda ve terör eylemlerinde ölenlerin sayısı yaklaşık 9,000.  Suriye’de ise El Kaide bağlantılı İslamcı gruplar kontrolleri altındaki alanları genişletmekteler. Daha açık bir deyişle bu gruplar Suriye’nin bir bölümünü ilhak etmiş durumdalar. Okumaya devam et

Orta Doğu Barış Sürecinde Gündem

16 Şubat 2014

ABD’nin çabasıyla başlatılan İsrail-Filistin görüşmelerinin amacı, kalıcı bir çözüme ilişkin ayrıntılı müzakerelere zemin teşkil edecek ilkeleri içeren bir çerçeve üzerinde mutabakat sağlanması olarak açıklanmıştı. Daha doğrusu, ABD böyle bir çerçeve anlaşmayı oluşturup taraflara sunacaktı.  Dokuz ay içerisinde de neticeye varılması öngörülmüştü. Oysa şimdi bunun “yapay bir zaman dilimi” olduğu, daha fazla zamana ihtiyaç bulunduğu ifade edilmekte. Uzun süre gizliliği korunan görüşmelerden basına sızmalar olmakta. Okumaya devam et