Aylık arşivler: Temmuz 2014

Ukrayna Gerilimi Tırmanıyor

30 Temmuz 2014
Malezya Hava Yollarına ait MH17 sefer sayılı uçağın 17 Temmuz günü 298 yolcusu ve mürettebatı ile Ukrayna üzerinde düşürülmesinden bu yana 13 gün geçti. Bu süre zarfında herkes olayın tarafsız bir uluslararası incelemeyle süratle aydınlatılması gerektiği yolunda görüş belirtti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), oybirliği ile kabul edilen 21 Temmuz 2014 tarihli ve 2166 sayılı kararıyla bu görüşleri ortak iradeye dönüştürmeye çalıştı. “… çalıştı” diyorum zira oybirliğine rağmen gelişmelerin ortaya koyduğu gerçek şu: koro aynı nakaratı tekrarlamayı sürdürse de sololar farklı. Herkes “kapsamlı, eksiksiz ve bağımsız bir uluslararası inceleme istiyor ama…” Okumaya devam et

Reklamlar

İran – P5+1 Müzakerelerinde Süre Uzatımı

25 Temmuz 2014
İran ile P5+1 arasında İran’ın nükleer programı konusunda Viyana’da devam etmekte olan müzakereler için belirlenmiş altı aylık süre 20 Temmuz 2014 tarihinde doldu ve taraflar kalıcı çözüme ulaşamadılar. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, yaptıkları ortak açıklamayla, temel konularda görüş farklılıkları sürüyor olmakla beraber bir ilerleme de sağlandığını, müzakereler için tanınan sürenin 24 Kasım’a kadar uzatıldığını duyurdular. Hatırlanacağı üzere, müzakere zemini oluşturan Ortak Eylem Planı üzerinde 24 Kasım 2013’de mutabakat sağlanmıştı. Okumaya devam et

BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un Orta Doğu Barışına Katkı Çabası

22 Temmuz 2014

BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon İsrail ile Hamas arasında bir ateş-kes sağlanmasına yardımcı olabilmek amacıyla Orta Doğu’da.
Bir uluslararası örgütün genel sekreteri o örgütün üyelerinin ortaya koyabildikleri ortak iradenin toplamını temsil eder. O irade güçlüyse genel sekreter de güçlüdür, zayıfsa genel sekreter de zayıftır.
Ban Ki-Moon 22 Temmuz 2014 tarihinde İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüştükten sonra muhatabı ile ortak bir basın toplantısı düzenledi. Kendisinin bu toplantıda “roket saldırılarını kınadığını” söylemesi bazı gazetelerimizde “BM’den şok açıklama” başlığı ile yansıtıldı, eleştirildi. Okumaya devam et

Ukrayna Bunalımında Yeni Aşama

21 Temmuz 2014
Amsterdam-Kuala Lumpur seferini yapmakta olan MH17 sefer sayılı Malezya Hava Yolları uçağının, 17 Temmuz 2014 tarihinde, 298 yolcu ve mürettebatı ile 33,000 ft. irtifada, bir füze ile vurulması Ukrayna sorununu farklı bir aşamaya taşıdı.
Biraz geriye gidecek olursak, Ukrayna’da 25 Mayıs’ta düzenlenen seçimin ilk tur galibi, eski Dışişleri ve Ekonomi Bakanı, oligark Petro Proşenko oldu.
Proşenko 7 Haziran’da ülkede barış ve istikrarı sağlamak üzere bir plan açıkladı. Daha sonra on güne çıkardığı bir haftalık tek taraflı ateş-kes ilan etti. Rusya yanlısı ayrılıkçılarla görüşüp bunalımdan çıkış yolu bulmaya çalıştı. Karşılık bulamayınca askeri önlemlere yöneldi. Tatlı ve sert yöntemleri birlikte kullanmayı denedi. Belki çabalarının hiçbir sonuç vermediğini görmenin de yarattığı tepkiyle, 27 Haziran’da Brüksel’de, AB ile Ortaklık Anlaşmasını imzaladı. İmza töreninde, bunun tarihi bir gün olduğunu, ülkesinin bir gün AB’ne tam üye olmasını ümit ettiğini söyledi. Hatırlanacağı üzere, Kiev’deki gösterilerle başlayan gerilime yol açan neden, Yanukoviç’in bu Anlaşmayı imzalamaktan son aşamada vazgeçmesi olmuştu. Okumaya devam et

Suriye’ye İnsani Yardımlar: BM Güvenlik Konseyi’nin 2165 Sayılı Kararı

18 Temmuz 2014

14 Ocak 2014 tarihli ve “Suriye İç Savaşının İnsani Boyutu” başlıklı yazımda, iç savaş nedeniyle bu komşumuzda yaşanmakta olan ve genelde “felaket” olarak nitelendirilen sorunlara değinmiştim.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 22 Şubat 2014 tarihinde oybirliğiyle kabul ettiği 2139(2014) sayılı kararla, savaşın bütün taraflarından ve özellikle Şam yönetiminden, BM insani yardım ajanslarına ve onlarla birlikte çalışan kuruluşlara Suriye’deki ihtiyaç sahiplerine “güvenli ve engelsiz erişim” sağlamasını istedi. Okumaya devam et

Büyük Orta Doğu’da Görünüm

15 Temmuz 2014

Orta Doğu büyük ama düş kırıcı gelişmeler birbirini izliyor. Arap Baharının yarattığı demokratik dönüşüm beklentisinin bir başka bahara kaldığı anlaşılıyor.
Obama Yönetiminin ve özellikle ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin yoğun kişisel çabasına rağmen İsrail-Filistin barış görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlandı. Bu bir ilk değil. Şimdi de gündemin birinci sırasında İsrail’in Gazze harekatı, ateş-kes sağlanamazsa kapsamlı bir kara operasyonuna başlayıp başlamayacağı, bunun olası sonuçları var. Başlarsa bu da bir ilk olmayacak. Filistin tarafında sivil can kaybı yüzlerle ifade ediliyor. UNESCO Anayasasının dibacesinde şu ifade yer alır: “Savaşlar insanların zihinlerinde başladığına göre barışın savunması da insanların zihinlerinde kurulmalıdır.” Oysa zihinler düşmanlık için bileniyor. Bunlar da yeni değil. Okumaya devam et

Dış Politikamızın Dünü ve Bugünü

(Bu yazı dostum Emekli Büyükelçi Yusuf Buluç’la birlikte kaleme alınmıştır.)
13 Temmuz 2014
Beş senedir, şöylece özetleyebileceğimiz bir söylem tekrarlanıyor:
“Türk dış politikası bugüne kadar ülkemizin potansiyelini yansıtamamıştır. Vizyonsuzluk, bekle-görcülük, çekingenlik, sahip bulunduğumuz ve köklerini (emperyal) geçmişimizden olan kudreti kavramadaki zafiyet dış politikamıza egemen olmuştur. Türkiye artık bu kısır döngüyü kıracak, bölgemize hükmeden/ önderlik eden/hizmet eden bir ülke olacaktır. Küresel roller üstlenecektir.”
Bir ülkenin, bir kurumun, bir küçük ölçekli işletmenin çağı yakalaması, hatta önüne geçmek için çaba göstermesi güzel bir şey. Ancak bunu yapmanın birinci adımı geçmişi karalamak, geçmişin birikim ve kazanımlarını yok saymak olmamalı. Ziya Paşa’nın “ayinesi iştir kişinin söze bakılmaz” ifadesinde dile getirdiği üzere, bir ilerlemeden, olumlu değişimden söz edilecekse bu somut verilerle ortaya konulmalı. Unutmayalım ki tarih her şeyi görür ve sonunda yargısını verir. Tarihi kandırmak olanaksızdır.
Okumaya devam et