Büyük Orta Doğu’da Görünüm

15 Temmuz 2014

Orta Doğu büyük ama düş kırıcı gelişmeler birbirini izliyor. Arap Baharının yarattığı demokratik dönüşüm beklentisinin bir başka bahara kaldığı anlaşılıyor.
Obama Yönetiminin ve özellikle ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin yoğun kişisel çabasına rağmen İsrail-Filistin barış görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlandı. Bu bir ilk değil. Şimdi de gündemin birinci sırasında İsrail’in Gazze harekatı, ateş-kes sağlanamazsa kapsamlı bir kara operasyonuna başlayıp başlamayacağı, bunun olası sonuçları var. Başlarsa bu da bir ilk olmayacak. Filistin tarafında sivil can kaybı yüzlerle ifade ediliyor. UNESCO Anayasasının dibacesinde şu ifade yer alır: “Savaşlar insanların zihinlerinde başladığına göre barışın savunması da insanların zihinlerinde kurulmalıdır.” Oysa zihinler düşmanlık için bileniyor. Bunlar da yeni değil.

Sorunun özü irdelenirken, Başbakan Netanyahu’nun, Batı Yakasında İsrail’in güvenliği için gerekli gördüğü bir mevcudiyetten vazgeçmeyeceği, dolayısıyla “tam egemenliğe sahip” bir Filistin devletini kabul etmeyeceği, bunun da kendisinin “iki devletli vizyon”a bağlılığı bakımından soru işaretlerine yol açtığı dile getiriliyor. Netanyahu da, Obama Yönetiminin ve Kerry’nin İsrail-Filistin görüşmelerinde izlediği tutumdan duyduğu memnuniyetsizliği, kırgınlığı hatta öfkeyi, diplomasinin sınırları dahilinde olmakla birlikte açık biçimde ortaya koymaktan çekinmiyor. Netanyahu’ya göre, başkaları artmakta olan İslami radikalizme karşı gözlerini kapatmakta ısrar ederken, İsrail bu tehdide karşı tek başına mücadele veriyor. Hiç kuşku yok ki kendisinin bu yaklaşımı, İsrail-Filistin ihtilafının sürüp gitmesinin İslami radikalizmin yükselişine katkısını, iki devletli vizyonun yaşama geçirilmesinin radikallerin elinden ne kadar büyük bir kozu alabileceğini göz ardı ediyor. Bu noktaya gelindiği takdirde birçok Arap ülkesi yönetiminin iç siyasette sürekli yararlandığı Arap-İsrail ihtilafı kalkanından yoksun kalabileceği, radikallerin bu kez geleneksel yönetimleri hedef almaları olasılığı da işin bir başka boyutu

Mısır’da kutuplaşma azalmak şöyle dursun artıyor. John Kerry 22 Haziran 2014 günü Kahire’de Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile görüştü. İki ülke işbirliğinin devam edeceği mesajı verirken ılımlılık tavsiye etmekten geri kalmadı. Sisi, Kerry’nin söylediklerinin sadece ilk kısmı ile ilgili olduğu ve ziyaretin meşruiyetini takviye ettiğine inandığı için memnun olmalı. Şimdi de Gazze’de ateş-kes arayışının Kerry’yi tekrar Kahire’ye gitmeye zorlayacağı anlaşılıyor. Mısır böylelikle eski konumuna dönüşünü hızlandırıyor.

Kerry Kahire’den sonra, 23 Haziran’da Bağdat’ta, yeni ve Irak’ın tüm kesimlerini kapsayacak bir hükümet kurulabilmesi için bir dizi temasta bulundu. Irak’tan gelen haberler ümit verici olmaktan uzak. Maliki ABD’ne ve Irak’ın gerçeklerine meydan okumaya devam ediyor. Bölünmüşlükler kalıcı olacağı izlenimini veriyor. İŞİD Bağdat’ı ele geçirmek gibi olmayacak bir işin peşine düşmek yerine kontrolü altındaki topraklardaki kazanımlarını sağlama almaya yöneldiği takdirde başarı şansını arttıracak. Bunun bölge istikrarına ne kadar hizmet edeceği, kimleri memnun kimleri meyus edeceği ayrı bir konu.

Suriye’ye gelecek olursak, kimyasal silahların ülke dışına çıkarılmış olması dışında olumlu bir gelişme yok.

Suriye iç savaşının yarattığı göçmen sorunu komşu ülkeler için artan ekonomik, siyasi ve güvenlik meseleleri yaratmaya devam ediyor.

Yemenli terörist grupların bilgisayarlardan cep telefonlarına uzanan birçok benzer cihazın içine patlayıcılar yerleştirilmesi çabasında ilerleme kaydettiği haberi Batılı ülkeler için yeni bir tehdit anlamına geliyor.

ABD Dışişleri Bakanı Kerry 12 Temmuz 2014 tarihinde de Büyük Orta Doğu’nun doğu ucuna, Kabil’e kısa bir ziyarette bulundu. Bu defaki muhatapları Afganistan’daki Cumhurbaşkanlığı seçiminin iki adayı Eşref Gani ve Abdullah Abdullah’tı. Resmi sonuçlara göre ikinci turda seçimi kazanan Gani olmakla birlikte Abdullah seçimde hile yapıldığı ve galibin kendisi olduğunu ileri sürüyor. Sonucu kabul etmediğini ve “alternatif hükümet” kurabileceğini açıklayınca ara bulmak yine Kerry’ye düştü. Aslında “seçimde hile yapılmadı” diyebilen de yok. Basında bildirildiğine göre Kerry, iki siyaset adamı arasında Kabil’deki Amerikan Büyükelçiliğinde on iki saat süren bir müzakere maratonu sonunda oyların yeniden sayılması üzerinde mutabakata varılmasını sağladı. Ayrıca, sonuç ne olursa olsun seçimi kaybedenin de iktidarda söz sahibi olmasına imkan verecek ortak bir anlayış sağlandı. ABD Dışişleri Bakanını Kabil’e koşturmak iki liderin de gururunu okşamış olmalı. Bulunan uzlaşının Afganistan’da kalıcı siyasi barışı sağlamaya yeterli olup olamayacağını görmek içinse beklemek gerek.

ABD Dışişleri Bakanı ülkesinin yeni askeri müdahalelerden kaçınmakla birlikte en büyük küresel güç olarak dünyadan elini eteğini çekmediğini kanıtlamak için yoğun bir diplomasi trafiğini sürdürür ve sıkıntılar yaşarken Rusya, Çin, AB tribünde, serinkanlı biçimde gelişmeleri izliyorlar. ABD’nin terörle ve aşırılıkla mücadelesi onların da işine geliyor. Tökezlemeleri ise kendilerini üzmüyor.

Büyük Orta Doğu’nun liderleri ise iktidarlarını sürdürmekten, ABD’ni bu amaç için kullanmaktan başka bir şey düşünmedikleri izlenimini veriyorlar. Daha da önemlisi, “Geçmişi ne olursa olsun bu sorunlar bizim sorunlarımız değil mi? Biz de bir yerde yanlış yapmış olabilir miyiz? Şimdi ne yapabiliriz?” sorularını soramıyorlar. Çünkü hata yapmış olmalarının olanaksızlığına inanıyorlar. Başkan Obama’nın alçak gönüllülüğü de onları bu yolda teşvik ediyor.

Büyük güç olmak kolay iş değil. Dolayısıyla, yakın bir gelecekte küresel güç olacağımıza ilişkin iddiaları gözden geçirmemizin iyi olacağı düşüncesindeyim. ABD’nin uzayıp giden sıkıntılı gündemine bakınca yalnızlığın değerini daha iyi anlıyorum.

Yukarıda söylediklerime rağmen, Obama Yönetimi günün birinde rotasından radikal bir sapma yapar ve sert gücünü gösterirse, bu benim için sürpriz olmayacak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s