(Bu yazı dostum Emekli Büyükelçi Yusuf Buluç’la birlikte kaleme alınmıştır.)
13 Temmuz 2014
Beş senedir, şöylece özetleyebileceğimiz bir söylem tekrarlanıyor:
“Türk dış politikası bugüne kadar ülkemizin potansiyelini yansıtamamıştır. Vizyonsuzluk, bekle-görcülük, çekingenlik, sahip bulunduğumuz ve köklerini (emperyal) geçmişimizden olan kudreti kavramadaki zafiyet dış politikamıza egemen olmuştur. Türkiye artık bu kısır döngüyü kıracak, bölgemize hükmeden/ önderlik eden/hizmet eden bir ülke olacaktır. Küresel roller üstlenecektir.”
Bir ülkenin, bir kurumun, bir küçük ölçekli işletmenin çağı yakalaması, hatta önüne geçmek için çaba göstermesi güzel bir şey. Ancak bunu yapmanın birinci adımı geçmişi karalamak, geçmişin birikim ve kazanımlarını yok saymak olmamalı. Ziya Paşa’nın “ayinesi iştir kişinin söze bakılmaz” ifadesinde dile getirdiği üzere, bir ilerlemeden, olumlu değişimden söz edilecekse bu somut verilerle ortaya konulmalı. Unutmayalım ki tarih her şeyi görür ve sonunda yargısını verir. Tarihi kandırmak olanaksızdır.
Okumaya devam et
Yazar arşivleri: Ali Tuygan
Suriye Kimyasal Silahları/P5+1-İran Görüşmeleri
9 Temmuz 2014
Orta Doğu’daki çatışma/savaş/karmaşa ortamına rağmen, Suriye kimyasal silahlarının ülke dışına çıkarılarak imhasını öngören uluslararası plan amacına ulaştı.
P5+1 ile İran arasında devam etmekte olan müzakereler ise kritik bir aşamada.
Bu süreçlerden birincisi çok önemliydi.
İkincisi ise, başarıya ulaştığı takdirde, İngilizce bir deyimle, “game-changer” yani “oyunun kurallarını değiştiren” bir gelişme olacak. Okumaya devam et
Karanlıkta Dış Politika
6 Temmuz 2014
Irak ve Suriye’de iç savaş sürüyor. Her iki ülke de parçalanma sürecine girdi mi, girmedi mi, parçalanma neyi çözümleyecek veya çözümlemeyecek bunun tartışması yapılıyor. Avrupa entegrasyonu ekonomik ve siyasi temelde bütünleşmeyi hedef almıştı. Orta Doğu ise mezhep temelinde entegrasyona gidiyor. Avrupa bunu uzun bir süreç içerisinde, bir yapının tuğlaları gibi üst üste konulan anlaşmalar ve bu anlaşmalarla oluşturulan kurumlar aracılığı ile gerçekleştirmişti. Orta Doğu savaş yöntemine itibar ediyor. Okumaya devam et
Orta Doğu Senaryoları
27 Haziran 2014
Irak ve Şam İslam Devleti (İŞİD) savaşçılarının Irak’ta kısa sürede kaydettiği ilerleme, özellikle Irak ordusunun İŞİD karşısında silahı bırakıp kaçması, direnç gösterememesi genelde bir şok etkisi yarattı. Sonrasında da, böyle bir potansiyel tehdidin hayli zamandır bilindiği ancak Esad’ı devirme saplantısının yol açtığı “düşmanımın düşmanı benim dostumdur” anlayışının, bölgesel bölünmüşlüğün ve Irak’taki iç uyumsuzluğun önleyici tedbir alınmasını engellediği değerlendirmesi yapıldı. Okumaya devam et
Dünün Öğrettikleri
23 Haziran 2014
Yunanistan’da Büyükelçi olarak görev yaptığım dört yılın (1997-2001) ikiye yakını, zaman zaman gerilimlerin de yaşandığı bir soğukluk dönemiydi. Sonrasında ise yakınlaşmanın, dostluk ve dayanışmanın öne çıktığı çok farklı bir tablo vardı. Bu dört yıl benim için zengin bir deneyim oldu. Çok şey gördüm ve öğrendim. Yaşadıklarımdan dersler çıkardım. Bu bağlamda, iki sene önce yayınladığım kitabımın “Atina Yılları” bölümünden birkaç paragrafı aşağıda sunuyorum: Okumaya devam et
Musul’un Fethi ve Sonrası
13 Haziran 2014
Irak ve Şam İslam Devleti (Işid) savaşçılarının Musul ve Tikrit’i kolaylıkla ele geçirmeleri küresel dikkatin bir kez daha bölgeye odaklanmasına neden oldu.
Bu gelişmeyle ilgili olarak ilk söyleyebileceğim, bilgi kirliliği yaratılması için çaba gösterilen bir dönemde olduğumuz. Belki bazı “derin oyunlar” da oynanmakta. Burası Orta Doğu, hepsi olabilir; tablo karışık ve karanlık. Onun için ayrıntıları bir yana bırakıp genel birkaç gözlem yapmaya çalışacağım.
Bu gelişme Bush Yönetiminin Irak’ı işgalinin nelere yol açtığının, sonu gelmeyecek göstergelerinden bir yenisidir. Okumaya devam et
Küresel Denge 6: Türkiye’nin Konumu
(Bu yazı dostum Emekli Büyükelçi Yusuf Buluç’la birlikte kaleme alınmıştır.)
12 Haziran 2014
Küresel dengeyi, bunun şekillenmesini sağlayan faktörleri, oyuncuları ve oyunun kurallarını ele aldığımız yazı dizisini, Türkiye’nin sözkonusu karmaşık düzen içerisindeki yerini ve dünyadaki konumunu, önceki bölümlerde belirttiğimiz hususları tekrardan kaçınarak, kısaca irdeleyen bir yazıyla sonuçlandırmamızın uygun olacağını düşündük.
Kimileri, bir cihan devleti olan Osmanlı İmparatorluğu’nun, herhalde Balkan Savaşlarını ve hemen sonrasındaki Birinci Dünya Harbini kastederek, “12 yılda küçülme sürecine sokulduğunu” belirtip, Türkiye’nin de benzer bir zaman dilimi sonunda, 2023’de bu statüyü kazanacağı, yani cihan devleti statüsüne yükseleceği “öngörüsünü” dillendiriyorlar. Hatta bunu öngörüden ziyade bir “siyasi misyon”, “emperyal proje” olarak açıklıyorlar. Okumaya devam et
Başkan Obama’nın West Point’de Yaptığı Konuşma
8 Haziran 2014
Başkan Obama’nın dış politikasına yöneltilen eleştirilere daha önceki bazı yazılarımda değinmiştim. Kendisi, 28 Mayıs 2014 tarihinde, ABD’nin ünlü West Point Askeri Akademisinde yaptığı konuşmada dış politika vizyonunu bir kez daha açıklayarak eleştirilere yanıt verdi. Bu konuşmanın geniş bir özetini aşağıda sunuyorum:
• 2009’da West Point’de ilk kez konuştuğumda Irak’ta 100,000’den fazla askerimiz vardı. Afganistan’da kuvvet artırımına gitmeye hazırlanıyorduk. Terörle mücadele alanındaki çabamız El Kaide’nin 11 Eylül saldırılarını gerçekleştiren çekirdek kadrosu üzerine odaklanmıştı. Ülkemiz 1929’daki Büyük Buhran’dan sonraki en kötü ekonomik krizden çıkmaya henüz başlıyordu. Okumaya devam et
Suriye’de Hangi Noktadayız ?
5 Haziran 2014
Ukrayna krizi Suriye iç savaşını hiç değilse bir süre için geri plana itti. Çünkü bunlardan birincisi Soğuk Savaşı geride bırakmış olduğuna inanılan Avrupa’da, ikincisi ise çatışma ve karmaşanın sürekli egemen olduğu Orta Doğu’da. Avrupa’daki bu tür bir bunalım bir anda küresel gündemin en üst sırasına çıkabiliyor, bölgemizde ise birçok şey kanıksanabiliyor…
Kanımca BM-Arap Ligi Suriye Özel Temsilcisi Lakhdar Brahimi’nin 13 Mayıs 2014 tarihinde, selefi Kofi Annan gibi görevi bırakmış olması önemli bir siyasi gelişmedir. Kendisinin istifasından sonra Al-Monitor’ın Yazı İşleri Müdürü Andrew Parasiliti’ye verdiği mülakata geçmeden önce satırbaşları halinde Suriye bağlamında dikkat çeken birkaç noktaya değineyim: Okumaya devam et
Küresel Denge – 5: Oyunun Kuralları
(Bu yazı dostum Emekli Büyükelçi Yusuf Buluç’la birlikte kaleme alınmıştır.)
2 Haziran 2014
Bundan önceki dört yazımızda küresel dengenin baş aktörleri ve güncel sorunlar bağlamında bunlar arasındaki ilişkiler üzerinde durmuştuk. Bu “dizi”deki beşinci ve sondan bir önceki yazımızda, satır başları halinde, bu güçler arasındaki münasebetlerde öne çıkan özelliklere ve uluslararası düzenin kurumsal yapısına ilişkin bazı gözlemlerde bulunacağız. Sonra da bunlardan bazı neticeler çıkarmaya çalışacağız. Okumaya devam et
