Etiket arşivi: Obama

Orta Doğu Senaryoları

27 Haziran 2014
Irak ve Şam İslam Devleti (İŞİD) savaşçılarının Irak’ta kısa sürede kaydettiği ilerleme, özellikle Irak ordusunun İŞİD karşısında silahı bırakıp kaçması, direnç gösterememesi genelde bir şok etkisi yarattı. Sonrasında da, böyle bir potansiyel tehdidin hayli zamandır bilindiği ancak Esad’ı devirme saplantısının yol açtığı “düşmanımın düşmanı benim dostumdur” anlayışının, bölgesel bölünmüşlüğün ve Irak’taki iç uyumsuzluğun önleyici tedbir alınmasını engellediği değerlendirmesi yapıldı. Okumaya devam et

Başkan Obama’nın West Point’de Yaptığı Konuşma

8 Haziran 2014

Başkan Obama’nın dış politikasına yöneltilen eleştirilere daha önceki bazı yazılarımda değinmiştim. Kendisi, 28 Mayıs 2014 tarihinde, ABD’nin ünlü West Point Askeri Akademisinde yaptığı konuşmada dış politika vizyonunu bir kez daha açıklayarak eleştirilere yanıt verdi. Bu konuşmanın geniş bir özetini aşağıda sunuyorum:
• 2009’da West Point’de ilk kez konuştuğumda Irak’ta 100,000’den fazla askerimiz vardı. Afganistan’da kuvvet artırımına gitmeye hazırlanıyorduk. Terörle mücadele alanındaki çabamız El Kaide’nin 11 Eylül saldırılarını gerçekleştiren çekirdek kadrosu üzerine odaklanmıştı. Ülkemiz 1929’daki Büyük Buhran’dan sonraki en kötü ekonomik krizden çıkmaya henüz başlıyordu. Okumaya devam et

Küresel Denge ve Baş Aktörleri – 3: ABD

(Bu yazı, dostum Emekli Büyükelçi Yusuf Buluç’la birlikte kaleme alınmıştır.)

21 Mayıs 2014

Soğuk Savaş sonrası dönemin ABD cephesine bakıldığında, 11 Eylül terör saldırılarının Vaşington’un dünyaya bakışında bir dönüm noktası olduğu tartışma götürmez. Bu saldırılar o tarihte ABD’ne karşı, çok sınırlı bir radikal çevre dışında, tüm dünyada büyük bir sempatinin doğmasına neden olmuştu.
Ancak, sekiz yıllık Bush Yönetimi, bu sempatinin ABD çıkarları ve daha yapıcı bir dünya düzeni için yarattığı avantajı değerlendirememiştir. Uluslararası sorunların aşılması için gerekli çok taraflı işbirliği ihtiyacını göz ardı edebilmiştir. Kendi karar ve eylemlerine uluslararası toplumu ortak etme çabalarında gecikmiş ve inandırıcı olmamıştır. Okumaya devam et

İsrail-Filistin Barış Sürecinde “Ara”

3 Mayıs 2014

İsrail’le Filistin arasında 29 Temmuz 2013 tarihinde başlamış olan barış görüşmeleri için belirlenmiş dokuz aylık süre 29 Nisan 2014 günü doldu. Hedef hiç değilse nihai çözüme ilişkin bir çerçeve üzerinde anlaşılmasıydı ama bu dahi sağlanamadı. İyimser bir tanım kullanmak istiyorsak görüşmelere “ara verildiğini”, karamsar bir tanım kullanmak istiyorsak “yeni bir kopma yaşandığını” söyleyebiliriz. Son yazımda, İsrail ile Filistin’in zaman zaman ABD’ni de adeta barış sürecin üçüncü bir tarafı telakki edip onunla da müzakere etme eğiliminde olduklarına, bunun da ABD yönetiminde artan bir bıkkınlık yaratmış olduğuna değinmiştim. Okumaya devam et

Ukrayna Krizi – 3: Kırım’ın Kaybı ve Sonrası…

20 Mart 2014

Kırım referandumu tamamlandı. Batı, referandumun yasal ve meşru olmadığını savunsa da oy kullananların büyük çoğunluğu Rusya ile birleşmeye onay verdi. Rusya Kırım’ı egemen ve bağımsız bir devlet olarak tanıdı. Kırım’ın Rusya’ya katılımını öngören anlaşma imzalandı. Şimdi, Rusya Anayasa Mahkemesinin bunu uygun bulması, daha sonra da Parlamento’nun onayı bekleniyor. Bu formalitelerin hızla tamamlanacağı anlaşılıyor. Özetle, Kırım Ukrayna’dan koptu; geri dönüşü de olanaksız. Okumaya devam et

Ukrayna Krizi

5 Mart 2014

Ukrayna Hükümeti 21 Kasım 2013 tarihinde AB ile imzalanması öngörülen Ortaklık Anlaşması’ndan vazgeçtiğini açıkladı (*). Kararın ardından başlayan ve Cumhurbaşkanı Yanukoviç ile Hükümetini hedef alan protesto gösterileri hızlı bir tırmanış gösterdi. 20 Şubat 2014’de, protestocularla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada 77 kişi hayatını kaybetti. Böylece olaylarda hayatını kaybedenlerin sayısı 100’e yaklaştı. Bunun üzerine Almanya, Fransa ve Polonya Dışişleri Bakanları bir çıkış yolu bulunmasına yardımcı olmak üzere Kiev’e gittiler. Okumaya devam et

Türkiye-ABD İlişkilerinde “Reset” Arayışı Sürüyor

(Bu yazı, dostum ve meslektaşım Emekli Büyükelçi Yusuf Buluç’la birlikte kaleme alınmıştır.)

1 Mart 2014

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun 18 Kasım 2013 tarihinde Vaşington’da Dışişleri Bakanı John Kerry ile gerçekleştirdiği görüşme, daha sonraki basın toplantısının da ortaya koyduğu üzere, ilişkilerde “reset” arayışı içerisinde olduğumuzu göstermekteydi(*).

İki Bakan, Suriye’nin Dostları grubunun 12 Ocak 2014’de Paris’de düzenlenen toplantısı vesilesiyle tekrar ikili bir görüşme gerçekleştirdiler. Daha sonra da bir basın toplantısı düzenlediler. Tutanağı ABD Dışişleri tarafından yayınlanan basın toplantısının başında Kerry sözü Davutoğlu’na bırakmış. Dışişleri Bakanımız da, daha önce yaptığı üzere, Türkiye-ABD işbirliğinin stratejik bir önem taşıdığını, bunun on yıllardır, asırlardır böyle olduğunu, günümüzde Türkiye-ABD işbirliğinin ve değişik sorunlara ilişkin stratejik danışmaların daha da önem kazandığını söylemiş. Daha sonra Suriye, Irak ve Kıbrıs meselelerine kısaca değinerek ABD’nin Türkiye için stratejik bir müttefik olduğunu, danışmalarımızın bölgesel ve küresel barış açısından önem taşıdığını tekrarlamış. Okumaya devam et