Etiket arşivi: ABD

ABD Veda Etmişti Ama Irak Onu Bırakamıyor

10 Ağustos 2014
Vikipedi “kolaj” sözcüğünü şöyle tanımlıyor: “Kolaj (Fransızca “collage”) ya da kesyap, düz bir yüzey üzerine fotoğraf, gazete kağıdı ve benzeri nesnelerin yapıştırılmasıyla ve bazen boya ile de karıştırılarak uygulanan bir resimleme tekniğidir.”
Kolaj bir sanat. Bilgisayarlar da zamanla, bir şeyler yazmak durumunda olanlara, sanat niteliği taşımasa bile, kolaj yapabilmek bakımından sonsuz olanaklar sundu. Dışişleri Bakanlığındaki gençlik yıllarımı hatırlıyorum. Bir konuda kağıt mı yazacaksınız, önce çok iyi düşünmelisiniz. Fikirlerinizi iyi sıralamalısınız. Hiçbir şeyi dışarda bırakmadığınızdan emin olmalısınız. Çünkü, daktiloya kağıdı takıp, yazıyı tamamladıktan sonra hatırınıza gelecek ve metne eklenmesi gerekecek “otobüsü kaçırmış” bir düşünce, yazı içeriğinin kalitesini yükseltecek olsa bile, en azından o nüshayı çöp sepetine atıp tekrar yola çıkmanızı gerektirir. Artık öyle değil. Bilgisayarındaki yazının başına sonuna neyi istersen, ne zaman istersen ekle, çıkar. Canın isterse, başka yazından bir bölümü, sonrakine kopyala/yapıştır. Okumaya devam et

Ukrayna Güncellemesi

6 Ağustos 2014
Ukrayna bunalımı, başlangıçta daha çok Batı ile Rusya arasında yarattığı gerilimle dikkati çekti. MH17 trajedisi ile dünyanın ilgi odağına oturdu. Sonra, İsrail’in Gazze harekatının ve bunun neden olduğu dramatik sivil can kaybının, ateş-kes girişimlerinin öne çıkmasıyla ikinci sıraya geriledi. Uluslararası ilgi açısından Ukrayna’yı, İŞİD veya yeni adıyla İslam Devleti nedeniyle Irak’taki gelişmeler izliyor. Suriye sorunu elbette unutulmuş değil ama şimdilik biraz kenarda. Onun arkasından Libya’daki çatışmalar geliyor. Afrika’da yayılmakta olan Ebola salgını ise bu tabloyu altüst etme potansiyeline sahip. En başta teknoloji olmak üzere birçok alanda ileri hamleler yapabilen dünyamız siyasi sorunları çözmekte, dini ve etnik bölünmüşlükleri yönetmekte son derece başarısız. Okumaya devam et

Gazze

 

1 Ağustos 2014
Bu yazıya sabah saatlerinde şu cümle ile başladım:
“İsrail’in Hamas’a karşı 8 Temmuz’dan bu yana yürütmekte olduğu Gazze harekatında, İsrail ile Filistinli gruplar arasında bir ateş kes sağlanabildi.”
Noktayı koyar koymaz, bu ilk cümlenin dahi aslında bir güçlüğü yansıttığını düşündüm. Önce, “İsrail’in Hamas’a karşı yürütmekte olduğu harekat” diyor, sonra da “İsrail ile Filistinli gruplar arasında ateş-kes”ten söz ediyorum. Çünkü, İsrail’in terör örgütü olarak ilan ettiği Hamas’la masaya oturması olanaksız. Dolayısıyla, Filistin tarafında “herkesin” temsiline olanak verecek bir heyet oluşturma, bu konuda uzlaşı sağlama sorumluluğu daha çok Mahmud Abbas’a düşüyor. Okumaya devam et

Ukrayna Gerilimi Tırmanıyor

30 Temmuz 2014
Malezya Hava Yollarına ait MH17 sefer sayılı uçağın 17 Temmuz günü 298 yolcusu ve mürettebatı ile Ukrayna üzerinde düşürülmesinden bu yana 13 gün geçti. Bu süre zarfında herkes olayın tarafsız bir uluslararası incelemeyle süratle aydınlatılması gerektiği yolunda görüş belirtti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), oybirliği ile kabul edilen 21 Temmuz 2014 tarihli ve 2166 sayılı kararıyla bu görüşleri ortak iradeye dönüştürmeye çalıştı. “… çalıştı” diyorum zira oybirliğine rağmen gelişmelerin ortaya koyduğu gerçek şu: koro aynı nakaratı tekrarlamayı sürdürse de sololar farklı. Herkes “kapsamlı, eksiksiz ve bağımsız bir uluslararası inceleme istiyor ama…” Okumaya devam et

İran – P5+1 Müzakerelerinde Süre Uzatımı

25 Temmuz 2014
İran ile P5+1 arasında İran’ın nükleer programı konusunda Viyana’da devam etmekte olan müzakereler için belirlenmiş altı aylık süre 20 Temmuz 2014 tarihinde doldu ve taraflar kalıcı çözüme ulaşamadılar. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, yaptıkları ortak açıklamayla, temel konularda görüş farklılıkları sürüyor olmakla beraber bir ilerleme de sağlandığını, müzakereler için tanınan sürenin 24 Kasım’a kadar uzatıldığını duyurdular. Hatırlanacağı üzere, müzakere zemini oluşturan Ortak Eylem Planı üzerinde 24 Kasım 2013’de mutabakat sağlanmıştı. Okumaya devam et

Ukrayna Bunalımında Yeni Aşama

21 Temmuz 2014
Amsterdam-Kuala Lumpur seferini yapmakta olan MH17 sefer sayılı Malezya Hava Yolları uçağının, 17 Temmuz 2014 tarihinde, 298 yolcu ve mürettebatı ile 33,000 ft. irtifada, bir füze ile vurulması Ukrayna sorununu farklı bir aşamaya taşıdı.
Biraz geriye gidecek olursak, Ukrayna’da 25 Mayıs’ta düzenlenen seçimin ilk tur galibi, eski Dışişleri ve Ekonomi Bakanı, oligark Petro Proşenko oldu.
Proşenko 7 Haziran’da ülkede barış ve istikrarı sağlamak üzere bir plan açıkladı. Daha sonra on güne çıkardığı bir haftalık tek taraflı ateş-kes ilan etti. Rusya yanlısı ayrılıkçılarla görüşüp bunalımdan çıkış yolu bulmaya çalıştı. Karşılık bulamayınca askeri önlemlere yöneldi. Tatlı ve sert yöntemleri birlikte kullanmayı denedi. Belki çabalarının hiçbir sonuç vermediğini görmenin de yarattığı tepkiyle, 27 Haziran’da Brüksel’de, AB ile Ortaklık Anlaşmasını imzaladı. İmza töreninde, bunun tarihi bir gün olduğunu, ülkesinin bir gün AB’ne tam üye olmasını ümit ettiğini söyledi. Hatırlanacağı üzere, Kiev’deki gösterilerle başlayan gerilime yol açan neden, Yanukoviç’in bu Anlaşmayı imzalamaktan son aşamada vazgeçmesi olmuştu. Okumaya devam et

Dış Politikamızın Dünü ve Bugünü

(Bu yazı dostum Emekli Büyükelçi Yusuf Buluç’la birlikte kaleme alınmıştır.)
13 Temmuz 2014
Beş senedir, şöylece özetleyebileceğimiz bir söylem tekrarlanıyor:
“Türk dış politikası bugüne kadar ülkemizin potansiyelini yansıtamamıştır. Vizyonsuzluk, bekle-görcülük, çekingenlik, sahip bulunduğumuz ve köklerini (emperyal) geçmişimizden olan kudreti kavramadaki zafiyet dış politikamıza egemen olmuştur. Türkiye artık bu kısır döngüyü kıracak, bölgemize hükmeden/ önderlik eden/hizmet eden bir ülke olacaktır. Küresel roller üstlenecektir.”
Bir ülkenin, bir kurumun, bir küçük ölçekli işletmenin çağı yakalaması, hatta önüne geçmek için çaba göstermesi güzel bir şey. Ancak bunu yapmanın birinci adımı geçmişi karalamak, geçmişin birikim ve kazanımlarını yok saymak olmamalı. Ziya Paşa’nın “ayinesi iştir kişinin söze bakılmaz” ifadesinde dile getirdiği üzere, bir ilerlemeden, olumlu değişimden söz edilecekse bu somut verilerle ortaya konulmalı. Unutmayalım ki tarih her şeyi görür ve sonunda yargısını verir. Tarihi kandırmak olanaksızdır.
Okumaya devam et

Suriye Kimyasal Silahları/P5+1-İran Görüşmeleri

9 Temmuz 2014

Orta Doğu’daki çatışma/savaş/karmaşa ortamına rağmen, Suriye kimyasal silahlarının ülke dışına çıkarılarak imhasını öngören uluslararası plan amacına ulaştı.
P5+1 ile İran arasında devam etmekte olan müzakereler ise kritik bir aşamada.
Bu süreçlerden birincisi çok önemliydi.
İkincisi ise, başarıya ulaştığı takdirde, İngilizce bir deyimle, “game-changer” yani “oyunun kurallarını değiştiren” bir gelişme olacak. Okumaya devam et

Orta Doğu Senaryoları

27 Haziran 2014
Irak ve Şam İslam Devleti (İŞİD) savaşçılarının Irak’ta kısa sürede kaydettiği ilerleme, özellikle Irak ordusunun İŞİD karşısında silahı bırakıp kaçması, direnç gösterememesi genelde bir şok etkisi yarattı. Sonrasında da, böyle bir potansiyel tehdidin hayli zamandır bilindiği ancak Esad’ı devirme saplantısının yol açtığı “düşmanımın düşmanı benim dostumdur” anlayışının, bölgesel bölünmüşlüğün ve Irak’taki iç uyumsuzluğun önleyici tedbir alınmasını engellediği değerlendirmesi yapıldı. Okumaya devam et

Musul’un Fethi ve Sonrası

13 Haziran 2014

Irak ve Şam İslam Devleti (Işid) savaşçılarının Musul ve Tikrit’i kolaylıkla ele geçirmeleri küresel dikkatin bir kez daha bölgeye odaklanmasına neden oldu.
Bu gelişmeyle ilgili olarak ilk söyleyebileceğim, bilgi kirliliği yaratılması için çaba gösterilen bir dönemde olduğumuz. Belki bazı “derin oyunlar” da oynanmakta. Burası Orta Doğu, hepsi olabilir; tablo karışık ve karanlık. Onun için ayrıntıları bir yana bırakıp genel birkaç gözlem yapmaya çalışacağım.
Bu gelişme Bush Yönetiminin Irak’ı işgalinin nelere yol açtığının, sonu gelmeyecek göstergelerinden bir yenisidir. Okumaya devam et