Etiket arşivi: ABD

ABD-Rusya İşbirliği İçin Yeni Arayışlar

18 Ekim 2014
27 Haziran 2014 tarihli ve “Orta Doğu Senaryoları” başlıklı yazımı şöyle tamamlamıştım:
“… ABD ve Rusya’nın çıkarları Orta Doğu’da karmaşanın ve aşırılığın önlenmesinde yatmaktadır. Ortada, Suriye kimyasal silahlarının tasfiyesine ilişkin başarılı bir işbirliği örneği vardır. Taraflar İran nükleer programı konusunda da aynı masa etrafındadırlar. Bunlardan hareketle, Ukrayna’da gerilimin düşürülmesine, en azından sorunun ertelenmesine olanak verecek bir formülün mutlaka bulunması ve ABD ile Rusya’nın Orta Doğu’da istikrar adına işbirliği yapmaları gerektiğini tekrarlıyorum… “
MH17 sefer sayılı Malezya Hava Yolları uçağının Ukrayna’daki çatışma bölgesi üzerinde bir füze ile düşürülmesi Ukrayna bunalımını daha ileri bir noktaya taşıdı. Dile getirdiğim biçimde arayışlara bir süre için kapıyı kapattı. Rusya, ABD ve AB ekonomik yaptırımlarına kendi yaptırımlarıyla karşılık verdi. Okumaya devam et

Orta Doğu Açmazı ve Türkiye

8 Ekim 2014

Türkiye, Suriye’de rejimi değiştirme hedefini bu kez askeri güç kullanarak gerçekleştirmeyi göze almış ve IŞİD’İ bertaraf etmek amacıyla oluşturulmasına çalışılan uluslararası koalisyonun üyelerini de aynı hedefe yöneltebilmek için siyasi ve askeri kozlarını masaya koymuş görünüyor. Bu yaklaşımın gerçekçi, sonuç alıcı ve siyaseten arzu edilebilir olup olmadığını değerlendirebilmek için, askeri yöntemlerle rejim değiştirme operasyonların yakın geçmişteki seyrine ve ne netice verdiğine kısaca eğilmekte yarar olabilir.
ABD’nin 11 Eylül 2001 terör saldırılarına bir tepki vermesi kaçınılmazdı. Okumaya devam et

Gazze Ateş-kesi Sonrasında İsrail-Filistin Cephesi

4 Ekim 2014
İsrail’in 8 Temmuz 2014 tarihinde başlayan Gazze harekatı, 26 Ağustos’ta, kalıcı bir ateş-kes anlaşmasıyla sona erdi. Anlaşma, öze ilişkin konuların bir ay içerisinde Kahire’de ele alınmasına başlanacağı anlayışını da içermekteydi. Bu görüşmeler başladı ama bir yere varamadı. Okumaya devam et

Birleşmiş Milletler 69. Genel Kurul Toplantısı Başlarken

22 Eylül 2014

Birleşmiş Milletler 69. Genel Kurulu 16 Eylül 2014 tarihinde resmen başladı. Ancak uluslararası kamuoyunun dikkati daha çok, heyet başkanlarının Genel Kurul kürsüsünden dünyaya hitaben yaptıkları konuşmalar üzerinde yoğunlaşmakta. Bu konuşmalar ise 24 Eylül Çarşamba günü başlayacak. Örgütün 193 üyesinin uluslararası gündeme ilişkin değerlendirmeleri, çözüm önerileri çoğu kez devlet ve hükümet başkanlarının ağzından medya aracılığı ile dünyaya duyurulacak. Bunun yanında, bazıları bu konuşmalar kadar önemli, bazılarının gerçekleştirilmiş olması bile kendi başına bir mesaj oluşturan sayısız ikili görüşme yapılacak. Açık söylemlerle kapalı kapılar ardındaki temaslar bir bütün oluşturacak. Okumaya devam et

IŞİD’e Karşı Uluslararası Koalisyon

18 Eylül 2014
IŞİD’le mücadele ABD’nin ve dünyanın gündeminde birinci sıradaki yerini koruyor. Dün akşam bu konuda bir şeyler karalamak üzere masaya oturdum. Son haberleri almak için de BBC ve CNN uluslararası haber kanallarını izlemeye başladım. Bir ara, ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin, Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde, ABD’nin IŞİD’le mücadele stratejisi hakkında bilgi verdiği oturum canlı olarak ekrana geldi. Doğrusu dikkatim hemen dağıldı; IŞİD de zihnimden çıktı gitti. Kısaca nedenini açıklayım: Okumaya devam et

NATO Galler Zirvesi

(Bu yazı, dostum Emekli Büyükelçi Yusuf Buluç’la birlikte kaleme alınmıştır.)

8 Eylül 2014
4-5 Eylül 2014 tarihlerinde İngiltere’de düzenlenen NATO Zirvesi, 113 maddeden oluşan, 20 sayfayı aşkın bir zirve deklarasyonunun yayınlanması ile sona erdi.
Toplantının medyaya, basın toplantılarına ve zirve deklarasyonuna yansıdığı kadarıyla içeriğine geçmeden önce, kendisini “demokratik ülkeler topluluğu” olarak tanımlayan İttifakın – ki bunun gereği kendini halka anlatabilmek, halkla bütünleşebilmektir – sadece bir avuç diplomat, asker ve akademisyen tarafından okunacak 113 maddelik bir deklarasyon yayınlamasının bir kamu diplomasisi yanlışı olduğunu kaydetmeliyiz. Böylesine kritik, karmaşık sorunlarla karşı karşıya bulunulan, deklarasyonda kullanılan tanımlamayla “güvenlik ortamında köklü bir değişimin yaşandığı”, ekonomik krize rağmen savunma harcamalarının arttırılması ihtiyacı üzerinde durulduğu bir dönemde NATO’nun mesajlarını daha net, çarpıcı ve ikna edici biçimde vermesi beklenirdi. Okumaya devam et

“Küresel Sistemde Bedava Seyahat Etmek” ve Bir Yöntem Önerisi

3 Eylül 2014

2012 yılı başlarında yayınlanan kitabımın “Küresel Dengeler” bölümünden bazı alıntıları aşağıda sunuyorum.

“ … ABD’de üç yılı aşkın bir süredir, Demokrat bir Yönetim var. Başkanı Obama, Irak müdahalesinin yanlış olduğunu, önceliğin Afganistan’a verilmesi gerektiğini savunagelmiş bir liderdir. Beyaz Saray’da ilk gününden itibaren uluslararası işbirliği ihtiyacını vurgulamış, tevazu sergilemiştir. 2009 yılı Temmuz ayında Rusya Federasyonuna gerçekleştirdiği ilk ziyarette ilişkilerde yeni bir sayfa açmak istediğini söylemiştir…

“ … Başkan Obama, 2009 Kasım’ında Pekin’e yaptığı ziyarette benzer mesajlar vermiştir. Çin, günümüzde uluslararası ilginin odağında, küresel dengenin iki büyük aktöründen biridir… Okumaya devam et

ABD’nin IŞİD’le Mücadeleye Yaklaşımı

 

1 Eylül 2014

ABD’nin, Başkan Obama tarafından “kazınıp alınması gerekli bir kanser” olarak nitelendirilen IŞİD’le mücadele stratejisinin ana çizgileri, belirli bir bocalama dönemini takiben, netlik kazanmaya başladı.

Bu bocalamanın altında daha çok IŞİD’in Irak’taki ilerleyişinin hızı ve sergilediği sonsuz şiddet yanında, savaş ve örgütlenme yeteneği yatıyor. Gerçekten IŞİD, bu güne kadar böylesine geniş bir alana hakim olabilmiş ilk terör örgütü. Musul’dan darmadağın kaçan Irak Silahlı Kuvvetlerinin geride bıraktığı ağır silahlarla envanterini çeşitlendirmiş ve güçlendirmiş bulunuyor. Dışardan aldığı maddi destek yanında, kaçak petrol ticaretinden, fidyelerden oluşan ilave gelir kaynaklarına sahip bulunduğu biliniyor (1). Örgütün medyayı iyi kullandığı, Batılı ülkelerden saflarına katılmış cihadistlerin bilgi ve birikimine katkı yaptığı da söyleniyor. Okumaya devam et

NATO Zirvesi Öncesinde Ukrayna’da Görünüm

31 Ağustos 2014
Ukrayna sorununa ilişkin yazılarımda sürekli “hayatın gerçeklerine” değinmekle birlikte, 24 Ağustos tarihli ve “Ukrayna: Rusya’nın İnsani Yardım Konvoyu ve Ötesi” başlıklı sonuncusunu nispeten daha iyimser bir tonda bitirmeye çalışmıştım. Zira, Cumhurbaşkanları Putin ile Poroşenko’nun 26 Ağustos’da Minsk’de, Gümrük Birliği’nin ( 1 Ocak 2015’den itibaren “Avrasya Ekonomik Birliği” adını alacak) AB Dış ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton’un da katılımıyla düzenlenecek toplantısı vesilesiyle bir görüşme yapacakları biliniyordu. Alman diplomasisi yoğun bir gayret içerisinde görünüyordu. Nitekim bu görüşme yapıldı ama sonrasında işler kötüye gidişini sürdürdü. Bu görüşmenin ayrıntıları da basına çok fazla yansımadı. Benim izlenimim Poroşenko’nun sözünü esirgemediği, bunun da muhatabını mutlu etmediğidir. Okumaya devam et

Orta Doğu Karmaşası

27 Ağustos 2014
IŞİD’in Irak ve Suriye’de beklenmedik bir hızla zemin kazanması, giriştiği katliamlar, Amerikan hava akınlarına tepki olarak gazeteci James Foley’i öldürmesi ve bunun tetiklediği gelişmeler Orta Doğu’da gerilimi arttırmakta.
ABD, İŞİD’in Yezidilere ve Kürdistan Bölgesel Yönetimine saldırıya geçmesi üzerine sınırlı hava harekatı başlattı. “Uzun süre devam edebileceğini” açıkladığı bu harekatın kendi başına İŞİD’i durdurmaya yeterli olamayacağı inancıyla, Irak’ın bölünmüşlüğünden sorumlu tuttuğu Başbakan Maliki’nin yerine Haydar el-Abadi’nin atanmasına ağırlığını koydu. Abadi şimdi “Irak’ın tüm kesimlerini kucaklayan” bir hükümet kurmaya çalışıyor. Irak’ın bölünmüşlüklerine bakıldığında, “kucaklayan” sözcüğünün çok iyimser bir nitelendirme olduğu açık ama söylenen, arzulanan bu. Okumaya devam et