Etiket arşivi: ABD

Ukrayna Krizinin Yansımaları

6 Nisan 2014

Ukrayna bunalımı hızla gelişti ve bir bakıldı ki Kırım kaybedilmiş. Son günlerde ise Rusya’nın Ukrayna sınırında konuşlandırdığı 40-50,000 kişilik kuvvetin, Moskova tercihini bu yönde kullanırsa, ülkenin doğusuna sadece birkaç gün içerisinde hakim olabileceği konuşuluyor. ABD, NATO’nun Baltıklardaki müttefiklerine güven vermeye çalışıyor. Aslında daha önce de işaret etmeye çalıştığım üzere, Batı’nın krizin belirli bir aşamasından sonraki amacı Kırım’ı kurtarmaktan çok doğu Ukrayna’ya yönelecek bir müdahaleyi önlemek idi. Okumaya devam et

Ukrayna Krizi – 3: Kırım’ın Kaybı ve Sonrası…

20 Mart 2014

Kırım referandumu tamamlandı. Batı, referandumun yasal ve meşru olmadığını savunsa da oy kullananların büyük çoğunluğu Rusya ile birleşmeye onay verdi. Rusya Kırım’ı egemen ve bağımsız bir devlet olarak tanıdı. Kırım’ın Rusya’ya katılımını öngören anlaşma imzalandı. Şimdi, Rusya Anayasa Mahkemesinin bunu uygun bulması, daha sonra da Parlamento’nun onayı bekleniyor. Bu formalitelerin hızla tamamlanacağı anlaşılıyor. Özetle, Kırım Ukrayna’dan koptu; geri dönüşü de olanaksız. Okumaya devam et

Ukrayna Krizi – 2

12 Mart 2014

Ukrayna bunalımında henüz bir çıkış yolu bulunamadı. Burada “çıkış yolu” ile kastettiğim elbette “çözüm” olmayıp, gerilimin düşürülmesine olanak tanıyacak bir yöntem veya yol haritası üzerinde mutabakat sağlanmasıdır. Şu sırada kapalı kapılar ardında son derece yoğun diplomatik çalışmaların yapıldığında kuşku yok. Başkan Obama açıklamalarında, Kırım’a  müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulamakla birlikte, “Rusya’nın Ukrayna’da, Kırım’da meşru çıkarları bulunduğuna” da değinmekte. Öte yandan, Kırım’ın Rusya’ya katılıp katılmaması konusunda yapılması kararlaştırılmış bulunan referanduma sadece üç gün kaldı. Okumaya devam et

Bölge Efendiliği ; Değerli Yalnızlık ; Şimdi Nereye ?

9 Mart 2014

Dış politikamızda sonbahar, aşırı iddialı, Cumhuriyet dönemi Türk dış politikasının geleneklerini küçümseyen; Türkiye’nin küresel bir güç olma potansiyelinin heba edildiği, geçmişte adeta hiçbir şey yapılmadığı için işe sıfırdan başlamak gerektiği anlayışını yansıtan; sürekli ders veren bir söylemle başlamıştı. Dünyanın merkezindeydik. Komşularımızla aramızda sorun kalmayacaktı. Okumaya devam et

Ukrayna Krizi

5 Mart 2014

Ukrayna Hükümeti 21 Kasım 2013 tarihinde AB ile imzalanması öngörülen Ortaklık Anlaşması’ndan vazgeçtiğini açıkladı (*). Kararın ardından başlayan ve Cumhurbaşkanı Yanukoviç ile Hükümetini hedef alan protesto gösterileri hızlı bir tırmanış gösterdi. 20 Şubat 2014’de, protestocularla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada 77 kişi hayatını kaybetti. Böylece olaylarda hayatını kaybedenlerin sayısı 100’e yaklaştı. Bunun üzerine Almanya, Fransa ve Polonya Dışişleri Bakanları bir çıkış yolu bulunmasına yardımcı olmak üzere Kiev’e gittiler. Okumaya devam et

Bir Telefon Konuşması – AB – Ukrayna

23 Şubat 2014

Diplomatik ilişkilerin nasıl yürütüleceğini düzenleyen 18 Nisan 1961 tarihli Viyana Sözleşmesinin 27. maddesi diplomatik misyonların yazışmalarının güvenliğini (ki bu gizlilik demektir) garanti etmektedir. Bu maddenin 1. ve 2. fıkralarında şöyle denilmektedir: Okumaya devam et

Yakın Çevremizdeki Tablo

19 Şubat 2014

Suriye kimyasal silahlarının ülke dışına çıkarılarak imha edilmesine yönelik mutabakat ile İran nükleer programına ilişkin Ortak Eylem Planı, içerdikleri tüm uygulama zorluklarına rağmen, uluslararası düzeyde belirli bir iyimserliğe yol açmıştı. Oysa son günlerde hava biraz değişmiş gibi. Okumaya devam et

Ocak 2014’e Toplu Bakış

(Bu yazı, dostum ve meslektaşım Emekli Büyükelçi Yusuf Buluç’la birlikte kaleme alınmıştır.)

9 Şubat 2014

Genel:

Ocak ayı, özellikle Orta Doğu odaklı uluslararası diplomasi bakımından son derece hareketli geçmiş olsa da sonuçlar çarpıcı değildir.  İyimser olmak istiyorsak, Ocak ayını “geleceğe dönük yatırımların yapıldığı” bir ay olarak da nitelendirebiliriz. Keza bölgenin istikrasız görünümüne bakarak, beklenmedik yeni patlama veya sarsıntıların yaşanmamış olmasını kazanç sayabiliriz. ABD ve Rusya, bu tür gelişmeleri önlemek ve her biri son derece kırılgan olan süreçleri ayakta tutabilmek amacıyla, Ukrayna örneğinde olduğu gibi başka alanlarda sürmekte olan rekabet ve çatışmalarına rağmen, bölgemizde uzlaşmacı bir işbirliği içinde görünmektedirler. Bu durumu, bölgede barış ve istikrarı yakalama ihtiyacının her iki ülke için de ulusal çıkar konusu olarak görülmesiyle izah edebiliriz. Okumaya devam et

Afganistan’da Görünüm

19 Ocak 2014

Başkan Obama ve İngiltere Başbakanı David Cameron, 2013 Mart ayı ortasında Washington Post gazetesinde yayınladıkları ortak makalede şöyle demişlerdi: “Afganistan’daki uluslararası güce en büyük katkıyı yapan iki ülke olarak, askerlerimizin el Kaide’nin yapısının çökertilmesinde, Taliban’ın gücünün kırılmasında ve Afgan güvenlik güçlerinin eğitiminde kaydettikleri başarıdan gurur duymaktayız. Ancak, son gelişmelerin de ortaya koyduğu üzere bu, güç bir görev olma niteliğini korumaktadır…” Okumaya devam et

Türkiye – ABD İlişkilerinde “Reset” Devam Ediyor

13 Ocak 2014

15 Aralık 2013 tarihli ve “Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun Vaşington’u Ziyareti” başlığını taşıyan yazımda şöyle demiştim:

“… Davutoğlu da iki ülke arasında mevcut “değerlere dayalı örnek ortaklık” tan söz etmiş. Ayrıca, iki ülke arasında önemli görüş ayrılıkları bulunduğu izlenimini düzeltmek için olacak, “Türkiye Dışişleri Bakanı olarak ben ve hükümetim sizin bütün girişimlerinizi, diplomatik girişimlerinizi, Orta Doğu barış sürecini ve öncülük ettiğiniz birçok başka girişimi destekliyoruz” şeklinde bir cümle kullanmış. Okumaya devam et