Etiket arşivi: Kerry

Yemen: Time for Decisive Diplomacy

9 May 2015
Saudi Arabia has announced a five-day humanitarian cease-fire in Yemen. The cease-fire is supposed to start on Tuesday, May 12th at 11:00 p.m., last for five days and be subject to renewal. During two press conferences with Secretary Kerry, the first in Riyadh on 7 May 2015 and the second in Paris the next day, Saudi Arabia’s new Foreign Minister Adel al-Jubair said that there had been no contact with the Houthis on this. A senior Houthi official told BBC Arabic on Friday that the ceasefire had not been formally proposed and the Houthis would not respond until a plan was properly laid out. Okumaya devam et

Syria Conflict Enters Its Fifth Year

17 March 2015

During the past four years of internal strife more than two hundred thousand Syrians lost their lives. Almost half the population is either internally displaced or living as refugees in neighboring countries. Homes and infrastructure are in ruins. “Islamic State of Iraq (ISI)” founded in October 2006 has turned into ISIL extending its reach to Syria. The UN has been a bystander. The region remains as divided as ever. The problem is no longer just the Syrian conflict but also proxy wars in Libya and Yemen. Nobody would admit a mistake but this is a disaster situation. Okumaya devam et

ABD-Rusya İşbirliği İçin Yeni Arayışlar

18 Ekim 2014
27 Haziran 2014 tarihli ve “Orta Doğu Senaryoları” başlıklı yazımı şöyle tamamlamıştım:
“… ABD ve Rusya’nın çıkarları Orta Doğu’da karmaşanın ve aşırılığın önlenmesinde yatmaktadır. Ortada, Suriye kimyasal silahlarının tasfiyesine ilişkin başarılı bir işbirliği örneği vardır. Taraflar İran nükleer programı konusunda da aynı masa etrafındadırlar. Bunlardan hareketle, Ukrayna’da gerilimin düşürülmesine, en azından sorunun ertelenmesine olanak verecek bir formülün mutlaka bulunması ve ABD ile Rusya’nın Orta Doğu’da istikrar adına işbirliği yapmaları gerektiğini tekrarlıyorum… “
MH17 sefer sayılı Malezya Hava Yolları uçağının Ukrayna’daki çatışma bölgesi üzerinde bir füze ile düşürülmesi Ukrayna bunalımını daha ileri bir noktaya taşıdı. Dile getirdiğim biçimde arayışlara bir süre için kapıyı kapattı. Rusya, ABD ve AB ekonomik yaptırımlarına kendi yaptırımlarıyla karşılık verdi. Okumaya devam et

Gazze Ateş-kesi Sonrasında İsrail-Filistin Cephesi

4 Ekim 2014
İsrail’in 8 Temmuz 2014 tarihinde başlayan Gazze harekatı, 26 Ağustos’ta, kalıcı bir ateş-kes anlaşmasıyla sona erdi. Anlaşma, öze ilişkin konuların bir ay içerisinde Kahire’de ele alınmasına başlanacağı anlayışını da içermekteydi. Bu görüşmeler başladı ama bir yere varamadı. Okumaya devam et

Birleşmiş Milletler 69. Genel Kurul Toplantısı Başlarken

22 Eylül 2014

Birleşmiş Milletler 69. Genel Kurulu 16 Eylül 2014 tarihinde resmen başladı. Ancak uluslararası kamuoyunun dikkati daha çok, heyet başkanlarının Genel Kurul kürsüsünden dünyaya hitaben yaptıkları konuşmalar üzerinde yoğunlaşmakta. Bu konuşmalar ise 24 Eylül Çarşamba günü başlayacak. Örgütün 193 üyesinin uluslararası gündeme ilişkin değerlendirmeleri, çözüm önerileri çoğu kez devlet ve hükümet başkanlarının ağzından medya aracılığı ile dünyaya duyurulacak. Bunun yanında, bazıları bu konuşmalar kadar önemli, bazılarının gerçekleştirilmiş olması bile kendi başına bir mesaj oluşturan sayısız ikili görüşme yapılacak. Açık söylemlerle kapalı kapılar ardındaki temaslar bir bütün oluşturacak. Okumaya devam et

IŞİD’e Karşı Uluslararası Koalisyon

18 Eylül 2014
IŞİD’le mücadele ABD’nin ve dünyanın gündeminde birinci sıradaki yerini koruyor. Dün akşam bu konuda bir şeyler karalamak üzere masaya oturdum. Son haberleri almak için de BBC ve CNN uluslararası haber kanallarını izlemeye başladım. Bir ara, ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin, Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde, ABD’nin IŞİD’le mücadele stratejisi hakkında bilgi verdiği oturum canlı olarak ekrana geldi. Doğrusu dikkatim hemen dağıldı; IŞİD de zihnimden çıktı gitti. Kısaca nedenini açıklayım: Okumaya devam et

ABD’nin IŞİD’le Mücadeleye Yaklaşımı

 

1 Eylül 2014

ABD’nin, Başkan Obama tarafından “kazınıp alınması gerekli bir kanser” olarak nitelendirilen IŞİD’le mücadele stratejisinin ana çizgileri, belirli bir bocalama dönemini takiben, netlik kazanmaya başladı.

Bu bocalamanın altında daha çok IŞİD’in Irak’taki ilerleyişinin hızı ve sergilediği sonsuz şiddet yanında, savaş ve örgütlenme yeteneği yatıyor. Gerçekten IŞİD, bu güne kadar böylesine geniş bir alana hakim olabilmiş ilk terör örgütü. Musul’dan darmadağın kaçan Irak Silahlı Kuvvetlerinin geride bıraktığı ağır silahlarla envanterini çeşitlendirmiş ve güçlendirmiş bulunuyor. Dışardan aldığı maddi destek yanında, kaçak petrol ticaretinden, fidyelerden oluşan ilave gelir kaynaklarına sahip bulunduğu biliniyor (1). Örgütün medyayı iyi kullandığı, Batılı ülkelerden saflarına katılmış cihadistlerin bilgi ve birikimine katkı yaptığı da söyleniyor. Okumaya devam et

Gazze

 

1 Ağustos 2014
Bu yazıya sabah saatlerinde şu cümle ile başladım:
“İsrail’in Hamas’a karşı 8 Temmuz’dan bu yana yürütmekte olduğu Gazze harekatında, İsrail ile Filistinli gruplar arasında bir ateş kes sağlanabildi.”
Noktayı koyar koymaz, bu ilk cümlenin dahi aslında bir güçlüğü yansıttığını düşündüm. Önce, “İsrail’in Hamas’a karşı yürütmekte olduğu harekat” diyor, sonra da “İsrail ile Filistinli gruplar arasında ateş-kes”ten söz ediyorum. Çünkü, İsrail’in terör örgütü olarak ilan ettiği Hamas’la masaya oturması olanaksız. Dolayısıyla, Filistin tarafında “herkesin” temsiline olanak verecek bir heyet oluşturma, bu konuda uzlaşı sağlama sorumluluğu daha çok Mahmud Abbas’a düşüyor. Okumaya devam et

Orta Doğu Senaryoları

27 Haziran 2014
Irak ve Şam İslam Devleti (İŞİD) savaşçılarının Irak’ta kısa sürede kaydettiği ilerleme, özellikle Irak ordusunun İŞİD karşısında silahı bırakıp kaçması, direnç gösterememesi genelde bir şok etkisi yarattı. Sonrasında da, böyle bir potansiyel tehdidin hayli zamandır bilindiği ancak Esad’ı devirme saplantısının yol açtığı “düşmanımın düşmanı benim dostumdur” anlayışının, bölgesel bölünmüşlüğün ve Irak’taki iç uyumsuzluğun önleyici tedbir alınmasını engellediği değerlendirmesi yapıldı. Okumaya devam et

İsrail-Filistin Barış Sürecinde “Ara”

3 Mayıs 2014

İsrail’le Filistin arasında 29 Temmuz 2013 tarihinde başlamış olan barış görüşmeleri için belirlenmiş dokuz aylık süre 29 Nisan 2014 günü doldu. Hedef hiç değilse nihai çözüme ilişkin bir çerçeve üzerinde anlaşılmasıydı ama bu dahi sağlanamadı. İyimser bir tanım kullanmak istiyorsak görüşmelere “ara verildiğini”, karamsar bir tanım kullanmak istiyorsak “yeni bir kopma yaşandığını” söyleyebiliriz. Son yazımda, İsrail ile Filistin’in zaman zaman ABD’ni de adeta barış sürecin üçüncü bir tarafı telakki edip onunla da müzakere etme eğiliminde olduklarına, bunun da ABD yönetiminde artan bir bıkkınlık yaratmış olduğuna değinmiştim. Okumaya devam et