Etiket arşivi: İran

İran-P5+1 Müzakerelerinde İkinci Süre Uzatımı

(Bu yazı, dostum Emekli Büyükelçi Yusuf Buluç’la birlikte kaleme alınmıştır.)

25 Kasım 2014
Başkan George W. Bush, 26 Ocak 2002 tarihinde Kongre önünde yaptığı “Birliğin Durumu” (State of the Union) konuşmasında, Irak, İran ve Kuzey Kore’den “şer ekseni” (axis of evil) olarak söz etmişti. O tarihte Saddam Hüseyin yerinde, Irak’ın işgali bir sene ilerideydi. İran’ın Cumhurbaşkanı, reform bekleyenlerin ümit bağladıkları ılımlı Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi idi. Mahmud Ahmedinejad’ın onun yerini almasına ve İran’ın ABD ile ilişkilerinde yeni ve daha da zorlu sekiz yıllık bir dönemin bir dönemin başlamasına yaklaşık üç sene vardı.
O konuşmadan bu yana 12 yıl geçti.
Saddam Hüseyin artık yok ama Irak sorunu katlanarak devam etmekte.
İran’ın Cumhurbaşkanlığı makamında ise, reform ümitlerinin bir kez daha bağlandığı Hasan Ruhani bulunuyor. Okumaya devam et

İran – P5+1 Müzakerelerinde Süre Uzatımı

25 Temmuz 2014
İran ile P5+1 arasında İran’ın nükleer programı konusunda Viyana’da devam etmekte olan müzakereler için belirlenmiş altı aylık süre 20 Temmuz 2014 tarihinde doldu ve taraflar kalıcı çözüme ulaşamadılar. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, yaptıkları ortak açıklamayla, temel konularda görüş farklılıkları sürüyor olmakla beraber bir ilerleme de sağlandığını, müzakereler için tanınan sürenin 24 Kasım’a kadar uzatıldığını duyurdular. Hatırlanacağı üzere, müzakere zemini oluşturan Ortak Eylem Planı üzerinde 24 Kasım 2013’de mutabakat sağlanmıştı. Okumaya devam et

P5+1 ile İran Arasındaki Görüşmeler/Suriye Kimyasal Silahları

14 Nisan 2014

Ukrayna ile ilgili gelişmeler uluslararası gündemin ilk sırasına oturdu. Bir yanda gerilim diğer yanda diplomatik çabalar var. Ancak bu çabaların ne kadarı gerilimin ne kadarı çözüm arayışlarının parçası biraz bekleyip görmek gerekiyor. Bu arada, biraz tekrar pahasına, bu yazının başlığını oluşturan diğer iki önemli konuda hangi noktada bulunduğumuzu kısaca hatırlamakta yarar olabilir.
İran ve P5+1, 23 Kasım 2013 tarihinde Cenevre’de, İran’ın nükleer programına ilişkin Ortak Eylem Planı üzerinde mutabakata varmışlardı. Okumaya devam et

Orta Doğu’da Genel Görünüm ve Türkiye

23 Mart 2014

Ukrayna krizi, Kırım’ın Rusya tarafından ilhakı, bunun Rusya’nın Batı ile ilişkilerinde neden olduğu gerilim Orta Doğu sorunlarının geçici bir süre için arka plana itilmesine neden oldu. Soyut olarak bakıldığında bunun nedeni ne Ukrayna’daki protesto eylemlerinde yaşamlarını yitirenlerin sayısı ne de Kırım’ın kaybı olabilir. Çünkü, Irak’ta birkaç günde terör eylemlerine kurban gidenlerin sayısı Ukrayna’ki protesto eylemlerinde ölenlere eşit veya daha fazla; 2013’de iç çatışmalarda ve terör eylemlerinde ölenlerin sayısı yaklaşık 9,000.  Suriye’de ise El Kaide bağlantılı İslamcı gruplar kontrolleri altındaki alanları genişletmekteler. Daha açık bir deyişle bu gruplar Suriye’nin bir bölümünü ilhak etmiş durumdalar. Okumaya devam et

Yakın Çevremizdeki Tablo

19 Şubat 2014

Suriye kimyasal silahlarının ülke dışına çıkarılarak imha edilmesine yönelik mutabakat ile İran nükleer programına ilişkin Ortak Eylem Planı, içerdikleri tüm uygulama zorluklarına rağmen, uluslararası düzeyde belirli bir iyimserliğe yol açmıştı. Oysa son günlerde hava biraz değişmiş gibi. Okumaya devam et

Ocak 2014’e Toplu Bakış

(Bu yazı, dostum ve meslektaşım Emekli Büyükelçi Yusuf Buluç’la birlikte kaleme alınmıştır.)

9 Şubat 2014

Genel:

Ocak ayı, özellikle Orta Doğu odaklı uluslararası diplomasi bakımından son derece hareketli geçmiş olsa da sonuçlar çarpıcı değildir.  İyimser olmak istiyorsak, Ocak ayını “geleceğe dönük yatırımların yapıldığı” bir ay olarak da nitelendirebiliriz. Keza bölgenin istikrasız görünümüne bakarak, beklenmedik yeni patlama veya sarsıntıların yaşanmamış olmasını kazanç sayabiliriz. ABD ve Rusya, bu tür gelişmeleri önlemek ve her biri son derece kırılgan olan süreçleri ayakta tutabilmek amacıyla, Ukrayna örneğinde olduğu gibi başka alanlarda sürmekte olan rekabet ve çatışmalarına rağmen, bölgemizde uzlaşmacı bir işbirliği içinde görünmektedirler. Bu durumu, bölgede barış ve istikrarı yakalama ihtiyacının her iki ülke için de ulusal çıkar konusu olarak görülmesiyle izah edebiliriz. Okumaya devam et

İran Nükleer Programına İlişkin “Ortak Eylem Planı”nın Uygulaması Başlarken

(Bu yazı, dostum ve meslektaşım Emekli Büyükelçi Yusuf Buluç’la birlikte kaleme alınmıştır.)

26 Ocak 2014

İran ve P5+1, yani Güvenlik Konseyinin daimi üyeleri ve Almanya, 23 Kasım 2013 tarihinde Cenevre’de, İran’ın nükleer programına ilişkin Ortak Eylem Planı üzerinde mutabakata vardılar.

Bu belge, teknik ayrıntıyı bir yana bırakacak olursak; İran’ın, nükleer silah üretiminin olmazsa olmazı uranyum zenginleştirme faaliyetini %5 düzeyinde dondurmasını, ileri   düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarını tasfiye etmesini, nükleer tesislerini Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA)  yetkililerinin denetimine bugüne kadar olmadığı düzeyde açmasını, buna karşılık P5+1’in de yaptırımlar rejimine getirecekleri esneklikle İran’a yaklaşık 7 milyar dolarlık bir imkan sağlamasını içeriyordu. Cenevre mutabakatı sonrası verilen beyanatlardan, yayınlanan görüntülerden bu gelişmenin büyük memnuniyet yarattığı açıkça görülmekteydi. Okumaya devam et

Cenevre II: Nereye Doğru?

23 Ocak 2014

Cenevre II olarak adlandırılmakta olan Suriye barış görüşmelerinin 22 Ocak 2014 Çarşamba günü Montrö’de düzenlenecek açılıştan sonra Cuma günü Cenevre’de devamı kararlaştırılmış olduğu cihetle, bu haftanın ilginç gelişmelere, son dakika manevralarına sahne olacağı belliydi. (Bu arada, açılış toplantısının gerçekleştirildiği Montreux Palace’ın, 1936 Boğazlar Sözleşmesinin imzalandığı,  benim de genç bir heyet mensubu olarak katıldığım 10-11 Mart 1978 Ecevit-Karamanlis zirvesinin düzenlendiği otel olduğunu kaydedeyim.)

Haftanın ilk gününe damgasını vuran İran oldu. Çünkü BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, Cenevre II’ye katılıp katılamayacağı, katılmak için ne yapması gerektiği bir süredir tartışılan İran’ı anılan toplantıya davet ettiğini açıkladı. Okumaya devam et

İran Nükleer Programı: Uzlaşmada Bir İleri Adım Daha

12 Ocak 2014

Bundan yaklaşık iki yıl önce İran hakkında şunları yazmıştım:

İran Yönetiminin dünya kamuoyuna dönük söylemi ne olursa olsun, nihai amacının nükleer silah imali olduğunu, en azından bu açıdan opsiyonlarını açık tutmak istediğini düşünmeye daha yatkınım. Zaten nükleer kulübe girmek demek, binlerce nükleer başlık üretip, bunları füzelere yerleştirip konuşlandırmak da değildir. Başarılı bir nükleer deneme yapıp bu yeteneğe sahip olduğunu kanıtlamak uzunca bir süre için yeterlidir. Okumaya devam et