Kategori arşivi: Uncategorized

Turkish Foreign Policy in a Blind Alley

25 March 2015

It was only a decade ago that Turkey, in recognition of its commitment to continuing political and economic reform, was given green light to start accession negotiations with the EU. Peoples of the region were following the process with envy. It was less than a decade ago that Turkey was playing a facilitator role between Syria and Israel. Our relations with neighbors were characterized by a determination to open new avenues of cooperation reflecting shared interest. It was in 2004 that a consortium led by a Turkish company won the contract to build the third terminal of the Cairo airport. The terminal was opened at the end of 2008 and doubled airport’s passenger capacity. In April 2009 Turkey became the first country to host President Obama on a bilateral visit. Okumaya devam et

Ukraine: An Uncertain Cease-fire and Quasi Stability…

20 March 2015

It has been more than a month since Presidents Putin, Poroshenko, Hollande and Chancellor Merkel issued the “Declaration of Minsk in Support of the Package of Measures for the Implementation of the Minsk Agreements” and reiterated their belief that there is no alternative to a peaceful solution. The failure to declare an “immediate” cease-fire was not a good sign. President Poroshenko later revealed that the Ukrainian side had proposed this but the separatists insisted on a sixty hour lead-in period. It must have been clear to everyone around the table that what the separatists wanted was a window of opportunity to capture Debaltseve which they accomplished. Okumaya devam et

Syria Conflict Enters Its Fifth Year

17 March 2015

During the past four years of internal strife more than two hundred thousand Syrians lost their lives. Almost half the population is either internally displaced or living as refugees in neighboring countries. Homes and infrastructure are in ruins. “Islamic State of Iraq (ISI)” founded in October 2006 has turned into ISIL extending its reach to Syria. The UN has been a bystander. The region remains as divided as ever. The problem is no longer just the Syrian conflict but also proxy wars in Libya and Yemen. Nobody would admit a mistake but this is a disaster situation. Okumaya devam et

Turkish-Israeli Relations: Deadlock Continues…

13 March 2015
Israel will hold elections on 17 March and Turkey on 7 June 2015. So this may be a good time to look at the relationship.

Turkey and Israel enjoyed good relations for decades. For a long time, this was a negative element in the myriad of complexities which have historically characterized Arab countries’ ambivalent attitude towards Turkey. Gradually, however, they saw that Turkish-Israeli cooperation was not directed against their interests. Nevertheless, it gave them an excuse to criticize Turkey whenever the need arose.

With Justice and Development Party (JDP/AKP) in power in Turkey in 2002, an element of uncertainty was introduced into this relationship. Israel was concerned about JDP’s Islamic roots and the importance it attached to the Palestinian question. Ankara was not pleased with reports of Israel’s support to Iraqi Kurds following the US invasion. However, the relationship continued without a major disturbance until the “one minute” incident at the World Economic Forum in Davos on 30 January 2009 where Prime Minister Erdogan, in the presence of President Shimon Peres, denounced Israel for its attitude towards the Palestinians. This marked the beginning of the downturn. Okumaya devam et

“diplomatikyorum.com” dan “diplomaticopinion.com”a…

25 Aralık 2014

Değerli okurlarım,
6 Aralık 2013 tarihinde yazmaya başladığım “diplomatikyorum.com”da bugüne kadar 105 kez sizlerle görüşlerimi paylaştım.
Şimdi biraz ara vermek, sonra da farklı bir başlangıç yapmak istiyorum.
Şubat ayı içerisinde “diplomaticopinion.com”da buluşmak ümidiyle sizlere mutlu bir yeni yıl diliyorum.
Ali Tuygan

2014’den 2015’e

25 Aralık 2014
Geride bırakmakta olduğumuz yılın değerlendirmesine başlamadan önce geçen sene bu günlerde kaleme aldığım yazıya (2013’den 2014’e) göz gezdirdim.
Başkan Obama’nın sorunların çözümünde askeri müdahale yerine siyasi/diplomatik yöntemlere öncelik vermesinin küresel güçler arasındaki ilişkilere, özellikle ABD-Rusya münasebetlerine bir işbirliği anlayışı getirebileceğine dair öngörüm Ukrayna bunalımı nedeniyle gerçekleşmedi. Ancak sorun tamamen çığırından çıkarılmadı; yükselen retoriğe, yaptırımlara rağmen olabildiğince çevrelenmeye çalışıldı. Okumaya devam et

Haydi Tunus!

23 Aralık 2014

Geçtiğimiz Pazar günü yapılan Tunus Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucu Bağımsız Yüksek Seçim Kurulu Başkanı tarafından dün açıklandı. Katılımın % 60 dolayında olduğu seçimi oyların % 55.28’ini alan Beji Caid Essebsi kazandı. Rakibi, Geçici Cumhurbaşkanı Moncef Marzuki’nin oy oranı ise % 44.32. Katılımın düşüklüğü Devrim sonrası dönemin yarattığı düş kırıklığı ile izah edilmekte. Bu anlaşılabilir olsa da, Tunus’un demokratik dönüşümünde aldığı mesafe ile diğer Arap Baharı ülkelerinden çok daha ileri bir noktada bulunduğu tartışılmaz. Okumaya devam et

Rusya’da Ekonomik Kriz

 

19 Aralık 2014

Uluslararası gündem Türkiye’ye özenmeye başladı; aniden değişebiliyor. Aradaki fark, uluslararası gündemdeki değişikliklerinin çok ender de olsa iyimserlik ilham etmesi. Örneğin, “yeni bir soğuk savaş mı başlıyor?”sorusu sorulurken, o dönemin son duvarının yıkılmasına karar verildiğinin açıklanması gibi. Dünyanın bir numaralı küresel gücü ABD ile Küba arasında yarım asırdan uzun bir zamandır sürmekte olan “küçük soğuk savaşın” sona erdiriliyor ve diplomatik ilişkilerin ihya ediliyor olması aslında çok gecikmiş bir gelişme. Dolayısıyla Başkan Obama’nın attığı adımı alkışlamak gerekiyor. Obama ile Küba Cumhurbaşkanı Raul Castro arasında varılmış olan mutabakatın tam olarak yaşama geçirilebilmesi, örneğin Küba’ya uygulanmakta olan ambargoların kaldırılması Kongre onayını gerektirmekte. Oysa o cenahtan hemen muhalif sesler duyulmaya başladı bile… Okumaya devam et

ABD İçin Sıkıntılı Günler

(Bu yazı, dostum Emekli Büyükelçi Yusuf Buluç’la birlikte kaleme alınmıştır.)

11 Aralık 2014

11 Eylül terör saldırılarının, Vaşington’un dünyaya bakışında bir dönüm noktası olduğu tartışma götürmez. Bu saldırılar o tarihte ABD’ye karşı, sınırlı bir radikal çevre dışında, tüm dünyada büyük bir sempatinin doğmasına neden olmuştu.

Ancak, sekiz yıllık Bush Yönetimi, bu sempatinin, ABD çıkarları ve daha yapıcı bir dünya düzeni için yarattığı avantajı maalesef değerlendiremedi. ABD’nin ilk tepkisi Afganistan’da El Kaide ve Taliban’a yönelik harekât oldu. Tepki bununla sınırlı kalsaydı, Orta Doğu bugün farklı bir noktada olabilirdi. Irak müdahalesi Orta Doğu’nun sorun kaldırma kapasitesine ağır bir yük daha ekledi. Terörü tırmandırdı. Irak’ın komşuları için sorun yarattı. Bölgesel dengeleri sarstı. Batı içerisinde ciddi bölünmelere neden oldu. Kaldı ki, Irak’ta kitle imha silahlarının mevcudiyeti de kanıtlanamadı. Okumaya devam et

Ukrayna: Ateş-kes Barış Kapısını Aralayamadı

5 Aralık 2014

Ukrayna Hükümeti ile ayrılıkçılar arasında 5 Eylül 2014 tarihinde Minsk’de imzalanmış olan ateş-kes anlaşmasına rağmen çatışma bitmiyor. O tarihten bu yana 1000 kadar asker/sivil çatışmalarda yaşamını yitirdi. Ukrayna makamları, karşı tarafın bu süre zarfında yaklaşık 3,500 ateş-kes ihlalinde bulunduğu iddiasında. Rusya’nın bölgeye silah ve mühimmat göndermeye devam ettiğine ilişkin açıklamalarını da sürdürüyor. Rusya bunları yalanlıyor. Karşılıklı iddia ve ithamlar arasındaki fark o denli büyük ki insan bunların hangisine inanacağına karar vermekte zorlanabilir. Şimdi de, Kiev ile “Luhanks Halk Cumhuriyeti” arasında bugün ( 5 Aralık) yürürlüğe girecek olan yeni bir ateş-kes anlaşmasına varıldığı yolunda haberler var. Okumaya devam et