4 Ekim 2014
İsrail’in 8 Temmuz 2014 tarihinde başlayan Gazze harekatı, 26 Ağustos’ta, kalıcı bir ateş-kes anlaşmasıyla sona erdi. Anlaşma, öze ilişkin konuların bir ay içerisinde Kahire’de ele alınmasına başlanacağı anlayışını da içermekteydi. Bu görüşmeler başladı ama bir yere varamadı. Okumaya devam et
Etiket arşivi: Netanyahu
İsrail-Filistin Barış Sürecinde “Ara”
3 Mayıs 2014
İsrail’le Filistin arasında 29 Temmuz 2013 tarihinde başlamış olan barış görüşmeleri için belirlenmiş dokuz aylık süre 29 Nisan 2014 günü doldu. Hedef hiç değilse nihai çözüme ilişkin bir çerçeve üzerinde anlaşılmasıydı ama bu dahi sağlanamadı. İyimser bir tanım kullanmak istiyorsak görüşmelere “ara verildiğini”, karamsar bir tanım kullanmak istiyorsak “yeni bir kopma yaşandığını” söyleyebiliriz. Son yazımda, İsrail ile Filistin’in zaman zaman ABD’ni de adeta barış sürecin üçüncü bir tarafı telakki edip onunla da müzakere etme eğiliminde olduklarına, bunun da ABD yönetiminde artan bir bıkkınlık yaratmış olduğuna değinmiştim. Okumaya devam et
İsrail-Filistin Barış Süreci/Kısır Döngüsü
23 Nisan 2014
29 Temmuz 2013 tarihinde Vaşington’da başlamış olan İsrail-Filistin barış görüşmeleri için belirlenmiş olan dokuz aylık süre 29 Nisan 2014’de doluyor. Diplomatik süreçler için kesin zaman dilimlerinin belirlenmesi isabeti tartışılabilir bir yöntem. Buna, uzayıp giden ihtilafların çözümünde neticeye ulaşmak, taraflar üzerinde baskı yaratmak amacıyla başvuruluyor. Orta Doğu barış görüşmelerinde, P5+1 ile İran arasında sürdürülmekte olan müzakerelerde bu yola gidildi. Bu yöntemin kötü yanı, sürecin öngörülen zaman diliminde hedefine ulaşamaması durumunda düş kırıklığının ve çoğu zaman da gerilimin artması. Okumaya devam et
Orta Doğu Barış Sürecinde Gündem
16 Şubat 2014
ABD’nin çabasıyla başlatılan İsrail-Filistin görüşmelerinin amacı, kalıcı bir çözüme ilişkin ayrıntılı müzakerelere zemin teşkil edecek ilkeleri içeren bir çerçeve üzerinde mutabakat sağlanması olarak açıklanmıştı. Daha doğrusu, ABD böyle bir çerçeve anlaşmayı oluşturup taraflara sunacaktı. Dokuz ay içerisinde de neticeye varılması öngörülmüştü. Oysa şimdi bunun “yapay bir zaman dilimi” olduğu, daha fazla zamana ihtiyaç bulunduğu ifade edilmekte. Uzun süre gizliliği korunan görüşmelerden basına sızmalar olmakta. Okumaya devam et
