Ukrayna’da Genel Seçim

25 Ekim 2014
Yarın Ukrayna’da Rada seçimi var. Bu seçim, kuşkusuz ülke tarihinin en kritik parlamento seçimi olacak.
“The Economist” dergisi Ukrayna’nın seçim öncesi genel görünümüne ve karşısında bulunduğu sorunlara ilişkin çarpıcı gözlemler içeren bir yazı yayınladı. Bunlardan bir bölümünü şöylece özetlemek mümkün:
“Kiev’de başlayan halk ayaklanmasını ateşleyen enerji ve yeni bir başlangıç ümidi, 3600 kişinin yaşamını yitirdiği savaş nedeniyle artık çok aşağılarda. Kırım kaybedilmiş. Ülkenin güneydoğusunun sanayi bölgesi olan Donbas ayrılıkçıların elinde. Ateş-kes kırılgan. Çökmek üzere olan ekonomisinin ihtiyaç duyduğu reformları gerçekleştirmekte zaman kaybedilmiş.
“Ülkenin temel sorunu, Sovyet-sonrası düzenini değiştirmek için gerekli siyasi iradenin mevcut olmayışı, gerekli reformların Rada’da takılıp kalması. Dolayısıyla şimdi beklenen, Cumhurbaşkanı Poroşenko’nun yasamayı arkasına alarak zamana karşı yarışması. Ancak Ukrayna’da hiçbir şey göründüğü gibi değil. Bu seçim, milletvekillerinin iş çevrelerinin uzantısı olduğu, satın alınabildiği mevcut sistemi değiştirmeyecek. Devrik Cumhurbaşkanı Yanukoviç’in partisi artık yok ama onun yerini alan yenileri var. Oligarkların etkinliği de sürmekte. Sovyet-sonrası nesle mensup siyasetçiler şimdi sahnede olmakla birlikte seçimde büyük bir başarı göstermeleri beklenmiyor. Ümitleri, yolsuzluk karşıtı mesajlarını duyurabilmek. Bu mücadelede onları bekleyen büyük zorluklar var. Çünkü Ukrayna ekonomisi, devletin parasının kişilerin ceplerine aktarılmasına yönelik tertiplerle malul bulunuyor. Reformlar kurulu düzenin çıkarları ile çatışıyor. Reformcular şimdi, Yolsuzlukla Mücadele Bürosu gibi yeni kurumsal yapılara dayalı bir arayış içerisindeler. Onların başarısı, Rusya’ya olası yansımaları nedeniyle Putin’in kabusudur.
“Ukrayna ekonomisinin 2014 sonu itibariyle % 10 küçülmesi bekleniyor. Enflasyon % 14. Döviz rezervleri eriyor ve dış borçlar sıkıntıyı ağırlaştırıyor. Rusya ise doğalgaz ödemeleri konusunda baskısını sürdürüyor. Bütün bunlar Ukrayna’yı dış desteğe mahkum ediyor. Dış yardım ise reformlara ilişkin başarıya bağlı…”
“The Economist”in tespitleri böyle.
Parlamento seçimine 29 parti katılmakta. Beklenen Cumhurbaşkanı Poroşenko’nun seçim bloğunun en çok oyu alması. Bu oylar hükümet kurmaya yeterli sayıda milletvekiline dönüşmez ise kendisinin Başbakan Yatsenyuk’un Ulusal Cephe’si ile koalisyona gidilebileceği belirtiliyor. Genel kanı Rada’nın Batı yanlısı bir çoğunluğun egemen olacağı. Bunun Rusya ile ilişkilerin geleceği bakımından sıkıntı yaratabileceğini düşünenler var. Geleceğe ilişkin bir başka kaygı ise yeni Rada’nın ülkeyi birleştirecek, reformları gerçekleştirecek bir kurumdan çok, farklı görüş sahipleri arasında bir savaş alanına dönüşmesi olasılığı.
2 Kasım’da kendi seçimlerini düzenleyeceklerini söyleyen ayrılıkçıların kontrolleri altındaki seçim bölgelerinde seçim yapılamayacak. Dolayısıyla Rada’daki 450 sandalyenin bir kısmı boş kalacak.
Seçimle ilgili güvenlik kaygıları nedeniyle Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının (AGİT) seçim gözlemcilerine büyük iş düşecek.
Ukrayna sorununun uluslararası gündemdeki yerine gelince, süregelen ihlallere rağmen ateş-kesin sağlanmış, IŞİD’in bir tehdit olarak ön plana çıkmış ve Avrupa’da ekonomik durgunluk olasılığının artmakta olması nedeniyle şu sırada Ukrayna bunalımı daha az tartışılmakta.
ABD’nin AGİT nezdindeki Büyükelçisi Rusya’nın Ukrayna’da asker ve silah bulundurduğu iddiasını, Batılı liderler de Rusya’ya yönelik eleştirilerini sürdürseler de bunların dozunda ve sıklığında göreceli bir azalma olduğunu söylemek mümkün. Kışın kapıda olması nedeniyle üzerine odaklanılan sorun daha çok Rusya’dan Ukrayna’ya doğalgaz sevkiyatının sürdürülmesine olanak verecek bir anlaşmaya varılmasını sağlamak. Rusya, Ukrayna ve AB’nin bu amaçla 29 Ekim’de Brüksel’de tekrar bir araya gelmeleri bekleniyor.
Ukrayna meselesinde daha çok ön planda görünen Almanya ve Şansölye Merkel. Kendisi ile Cumhurbaşkanı Putin arasında düzenli bir telefon trafiği var. Almanya bir yandan AB’nin Rusya ile doğalgaz dahil karşılıklı ekonomik/ticari bağımlılığı, diğer yandan Ukrayna sorununun genel Avrupa düzeni bakımından taşıdığı önem ve bunun ilkesel yönü arasında denge arayışını devam ettiriyor.
Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu Batı yardımların başta yolsuzlukla mücadele olmak üzere reform sürecine bağlı olacağında kuşku yok çünkü ABD ekonomik krizi geride bırakmakta olduğu izlenimini vermekle birlikte AB cephesinde görünüm parlak değil. Daha açık bir deyişle, hiçbir Batılı ülke dipsiz kuyuya para akıtmak istemeyecek.
Bu arada, çatışma bölgelerinde gerek Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin gerek Rusya yanlısı ayrılıkçıların uluslararası düzeyde yasaklanmış olan parça tesirli bombaları kullandıkları, insan hakları ihlallerinde bulundukları, Uluslararası Af Örgütü bu gibi sorunlarla ilgili kurumlarca dile getirilmekte. Özetle, bu bunalımda kusursuz davrandığı söylenebilecek olan kimse yok.
Çok yakın bir gelecekte olmasa bile bir vadede, Ukrayna bunalımının bütün taraflarının doğru ve yanlışları ile yüzleşecekleri ve özeleştiri yapacakları kanısındayım.
O gün geldiğinde Ukraynalıların kendilerine en başta soracakları herhalde bağımsızlık yıllarını neden heba ettikleri, kısır ve kirli bir siyasete, yolsuzluğa nasıl bu kadar yol verdikleri olacaktır. Böyle bir özeleştiri seçim kampanyası nedeniyle esasen başlamış görünüyor.
Rusya herhalde bu denli tarihi ve kültürel yakınlığı olan bir ülkeyi nasıl olup da böylesine bir açmaza soktuğunu, Kırım’ı kazanmış olsa bile Ukrayna halkını nasıl kaybettiğini tartışacaktır.
Batı’ya düşecek olan da sanırım, Kiev’deki gösterilerden başlayarak Ukrayna bunalımını iyi yönetip yönetemediğinin, Kiev üzerindeki göreceli nüfuzunu doğru istikamette kullanıp kullanmadığının hesabını yapmak olacaktır.
Anlaşılan, Pazar günkü seçimden sonra taşların yerine oturması da belirli bir zaman ve belki de ateş-kes anlaşmasında olduğu üzere Ukrayna bunalımının taraflarının asgari müştereklerde buluşmasını gerektirecek. Oysa Ukrayna halkının ihtiyaçlarının beklemeye pek tahammülü yok…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s