Suriye İç Savaşının İnsani Boyutu

14 Ocak 2014

Suriye iç savaşı – ki bu artık bir iç savaş olmaktan çıkmakta – artan şiddetiyle günlük hayatımızın bir parçasına dönüştü. Yıkılan evler, yerle bir edilmiş mahalleler, cinayetler, cesetler, göç, açlık sefalet her gün haber ekranlarında. Maalesef, yıllardır uluslararası terörün, Afganistan ve Irak müdahalelerinin de oluşmasına katkıda bulunduğu öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, bunları kanıksamasak bile tepkilerimiz törpüleniyor. Aslında şiddet kültürünün yayılması bunları da aşıyor. Sinemada, televizyonda, bilgisayar oyunlarında şiddet temaları giderek daha fazla işleniyor.

Ancak şu da bir gerçek ki, Suriye savaşının insani boyutu büyük bir dram oluşturuyor. Aşağıda bu konuda kısaca bilgi sunmaya çalışacağım. Bunu yaparken, esas itibariyle, Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerinden ve ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Vekili Anne C.Richard’ın ilgili Senato alt komitesine verdiği bilgilerden yararlandığımı kaydetmeliyim.

Suriye’de 2011 baharında rejim aleyhtarı gösterilerle başlayan çatışmalar hızla muhalif güçlerle hükümet kuvvetleri arasında bir savaşa dönüştü. Nüfusu 22 milyon olan Suriye’de bugüne kadar çatışmalarda hayatını kaybedenlerin sayısı, değişik kaynaklara göre 100,000-130,000 arasındadır. Yaralı sayısı 600,000 dolayındadır. Kentler, kasabalar, mahalleler, evler, üretim tesisleri büyük tahribata uğramıştır. Radikal eğilimli yabancı savaşçılar Suriye’ye akın etmiş ve ülke bir kutuplaşma sürecine teslim olmuştur.

22 Milyon Suriyelinin 6 milyondan fazlası evlerini terk etmiş olmakla birlikte elan ülkede, bir yerlerdedir. Buna ilaveten, 2.5 milyondan fazla Suriyeli komşu ülkelere sığınmıştır. UNHCR’ın 7 Ocak 2014 tarihli verilerine göre bunların ülkeler itibariyle dağılımı şöyle:

Türkiye   :  559,994

Lübnan   :  858,641

Irak          :  210,641

Ürdün     :  576,354

Mısır        :  131,707

TOPLAM: 2,354,447

Bunlar UNHCR’a kaydını yaptırmış sığınmacılara ilişkin sayılardır. Gerçek, bu rakamların da üzerindedir. Bu gidişle toplamın, 2014 sonunda 4 milyonun üzerine çıkması beklenmektedir.

Çatışmaların başında komşu ülkelere sığınanlara hüsnükabul gösterilmiştir. Örneğin, Ürdün ve Lübnan’a gidenler ilk aşamada daha çok dost ve akrabalarının yanına yerleşmişlerdir. Daha sonra gelen sığınmacılar için kamplar kurulmaya başlanmışsa da bu sevecen uygulama bir süre daha devam etmiştir. Ancak sayıların inanılmaz bir hızla artmaya devam etmesi üzerine konukseverlik yerini bıkkınlığa, hatta kızgınlığa bırakmaya başlamıştır. ABD verilerine göre, Türkiye’deki 700,000 sığınmacının sadece 200,000’i kamplarda, gerisi ise kasaba ve kentlerde.

Lübnan’daki sığınmacılar 1600 yerleşim merkezine dağılmış durumda. Okullarda ikili eğitime geçilmiş. Hastaneler dolup taşıyor. Su temininde sıkıntı yaşanıyor. Ürdün’de de su sorunu var.

Dünya Bankası ile BM’in ortak bir değerlendirmesine göre Suriye iç savaşı 170,000 Lübnanlıyı fakirlik sınırına çekmiş. Lübnan’ın ekonomik kayıplarının 2014 sonunda 7,5 milyar doları bulabileceği belirtiliyor. Lübnan’da devlet harcamaları savaş nedeniyle 1.1 milyar dolarlık bir artış göstermiş. Türkiye sığınmacılar için 2 milyar dolar harcamış. Son bir yılda Ürdün’de gıda fiyatları % 27’lik bir artış kaydetmiş.

Sorunu daha da ağırlaştıran bazı unsurlar şunlar:

  • Kış koşulları,
  • Kasaba ve kentlere dağılmış sığınmacılara yardım ulaştırma zorluğu,
  • Kadın ve kız çocukların maruz kaldığı ilave sıkıntılar, örneğin çocuk yaşta evlendirmeler,
  • Eğitim vermekte karşılaşılan güçlükler. (Bölgede halen okula gidemeyen 1.1 milyon Suriyeli çocuk olduğu belirtiliyor.)

BM’in  İnsani İşler ve Acil Yardımla Görevli Genel Sekreter Yardımcısı Valeri Amos, 2014 için ihtiyaç duyulan yardım bütçesinin 13 milyar dolar olduğunu ve bunun tam yarısının Suriye’ye tahsis edilmesi gerekeceğini söylemiş. UNHCR Genel Direktörü Antonio Guterres Suriye’deki nüfus kaymalarını, 20 yıl önce yaşanan Rwanda soykırımından sonra, küresel barış ve güvenlik açısından en tehlikeli gelişme olarak nitelendiriyor. Suriye’de yardıma muhtaç olanların sayısının 9 milyon olduğunu söylüyor. Yani, ülke nüfusunun neredeyse yarısı. Buna çatışma bölgelerindekilere yardım ulaştırma zorluğunu da eklemek gerek. Açlık, hastalık, özellikle çocuk felci yayılmakta. Oysa Hindistan şu sırada ülkede görülen son çocuk felci vakasından bu yana üç yıl geçmiş olmasını kutluyor. Genel kanaat savaş bugün bitse dahi insani krizin daha yıllarca, hatta ilk aşamada artarak süreceği… Sorunla başa çıkabilmenin ilk şartı kaynak tahsisi. Oysa yapılan yardımlar ihtiyaca cevap veremiyor. UNHCR evlerini terke zorlanmış 30,000 Suriyelinin 2014 içerisinde geçici veya kalıcı olarak yabancı ülkelere yerleştirilmesini öngörüyor. Oysa gelenlerin ülkelerine dönme şanslarının düşüklüğü bu amaçla tanınacak kotalarda cömert davranılmasını engelliyor.

ABD yılda ortalama 70,000 mülteci kabul ediyor. 2014’de bunların arasında birkaç bin Suriyeli de olacağı anlaşılıyor. Geçici ikamet anlayışı çerçevesinde Almanya 10,000 Suriyeliyi kabul edeceğini açıklamış. Avusturya ve Fransa da 500 kişilik kotalar açıklamışlar. UNHCR Yüksek Komiseri Guterres ise AB’den kapılarını açmasını istiyor. İsveç, Norveç ve İsviçre’ye 1,000’er kişilik kotalar öneriyor. AB ise, vize havucuyla, bizimle geri kabul işlerini yoluna koyma peşinde.

Zaten 10 milyon kişinin evini terk ettiği koşullarda 30,000 kişinin bir yerlere yerleştirilmesi, bazı vicdanları biraz rahatlatabilirse de, temelde neyi çözebilir? Asıl önemli olan işin bu aşamaya getirilmemesiydi. Herkesin kendi gündemini bir kenara koyabilmesiydi. 21.Asırda bir mezhep çatışmasına izin verilmemesiydi.

İşte, 22 Ocak’ta Montrö’de başlaması öngörülen Cenevre II barış görüşmeleri öncesinde Suriye sorununun insani boyutuna çok genel bir bakış.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s