Kutuplaşma: Orta Doğu’nun Temel Sorunu

18 Aralık 2013

Fizik biliminin tartışmasız bir kuralı, siyasi/sosyal düzenin bir türlü bastırılamayan  bir gerçeğinin tehdidi altında. Fizikte karşı kutuplar birbirini çekerken, siyasi/sosyal düzenin kutupları birbirlerini, yok etme noktasına varacak bir güçle itiyorlar. Soğuk savaşın kapitalist ve komünist kutuplaşması artık geride kaldı ama Orta Doğu’da bunun yerini, ırkçılığın, mezhepçiliğin, kültür ve milliyet çatışmalarının egemen olduğu çok yönlü ve çok daha karmaşık bir başka kutuplaşma almış görünüyor. Bugünün kutuplarının birbirini yok etmekte sergiledikleri şiddet neredeyse soğuk savaş kutuplaşmasında hayatını kaybedenleri unutturacak düzeyde. Kutuplaşma, bugün Orta Doğu’nun bir numaralı sorunudur.

Bölge tarihi daha önce de büyük kıyımlara tanıklık etmiştir. Başta dini çatışmalar olmak üzere, fetih, ganimet, siyasi ve ekonomik güç kazanma arzuları bunda önemli rol oynamıştır. Ancak her şeye rağmen, farklı inançlara, etnik kökenlere mensup kişilerin göreceli bir barış ortamında bir arada yaşabildikleri dönemler de olmuştur. Evet, her zaman bir ayırımcılık vardı ama unutmayalım, o tarihte “Kopenhag kriterleri” henüz gündemde değildi.

Son birkaç yıla baktığımızda ise bölgenin şiddete teslim olduğunu görmekteyiz.  Irak’ta son dönemde, her ay ortalama bir kişi hayatını kaybetmekte. Suriye iç savaşında can kaybı 100,000’i aşmış durumda. Mısır için dünya nefesini tutmuş bekliyor. Libya’da farklı çıkar gruplarını temsil eden milisler silah gücüne dayanan eylemlerini sürdürüyorlar. Orta Doğu yangını Afrika’ya sıçramakta. Bir özgüven perdesi ardında Körfez ülkelerinde de belirli bir sıkıntı yaşanmakta olduğu anlaşılıyor.

Bırakınız demokrasiyi bir yana, “barış içinde bir arada yaşama” dahi belirli düzeyde  hoşgörü  gerektiriyor. “Hoşgörü” genel olarak olumlu algılanmakla birlikte benim sevdiğim bir kavram değildir zira burada daha çok söz konusu olan bir “katlanma”dır. Benim tercihim “başkalarının görüşlerine saygı”dır.

Oysa bugün Orta Doğu’ya hakim olan “ya hep ya hiç” zihniyeti”dir. Suriye’de tanık olduğumuz budur. Akan kanı durdurmak için masaya oturulması dahi büyük bir özveri olarak takdim edilmektedir. Oysa artık anlaşılmış olması gereken hiç kimsenin kesin bir “zafer” kazanamayacağıdır. Farklılıklar elbette çok boyutlu ve çok yönlü. İnançtan etnik kökene, dünyaya bakış biçiminden siyasi kültüre uzanan geniş bir yelpazeyi içermekte. Üstelik, bütün bu farklılıkları daha vurgulu hale getiren nefret boyutu maalesef yükselişte. Dünya, Yugoslavya’nın parçalanması sırasında da benzer bir tabloyla karşı karşıyaydı. Dayton Anlaşmasından bu yana yaklaşık yirmi yıl geçti; yaralar hala tamamen iyileşmedi.

Bu zihniyet, emekleme düzeyini geçemeyen demokrasi uygulanmalarına da yansımaktadır. Seçimlerde elde edilen çoğunluk, sınırsız iktidar olarak algılanabilmektedir. O zaman anayasalara ne gerek var? Bir ülkeyi ve halkını tanımlayan sosyal mukavelenin ne anlamı kalıyor? Demokrasiyi seçim mekaniğinin ötesinde tanımlayan kavramlar yok sayılabilir mi?

Çözüm nedir? Gerçek şu ki bu soruna hızlı çözüm yoktur. Kutuplaşma bir defa kök saldıktan sonra tedavi edilmesi güç bir hastalıktır. İyiye gidiş için gerekli olan uzlaşıcı siyasi liderliktir. Geçmişten ders almaktır. Öngörü sahibi olmaktır. Kucaklayıcılığı özümseyebilmektir. Sadece kendi tabanına değil kitleye hitap edebilmektir. Türkiye’nin şansı, çevresinde ilham alabileceği başka örneklerin bulunmadığı bir dönemde, Atatürk’ün ufukta belirmesiydi. Kanımca Orta Doğu’daki liderler bir başlangıç olarak, tarihiyle, iniş ve çıkışlarıyla, başarıları ve eksikleriyle Türkiye örneğine bakabilirler. Keşke bugün, bunu onlara anlatabilecek bir konumda olsaydık. Kastettiğim elbette ders vermek değil, alçak gönüllülükle ve dürüstlükle deneyimlerimizi paylaşabilmektir. Kaldı ki, bizim de daha alacak çok yolumuz olduğu ortada.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s